🖼️ 6 Yaşındaki Çocuğumu Okula Göndermek Istemiyorum
Örneğin baba çocuğu yurtdışına götürmek istiyor, anne istemiyor; çocuğun yurtdışına çıkamayacak olması anlamına gelir ve bu durum babayı öfkelendirip tartışmalara sebep olabilir. Ya da çocuk okula gidecek; annenin çocuğu göndermek istediği okula baba onay vermiyor, bu da büyük bir sorun haline gelebiliyor.
Heryıl kızlarım büyürken bu rutinler de değişiyor, eskileri unutuveriyoruz. Hele şimdi, tam şu gün yani 2 Aralık 2016'da..İştar'ım neredeyse 4,5 yaşında; Ayşe'm de 8,5 aylık..En tatlı, en unutulmayacak zamanları tam da şimdi. Her ne kadar fazlası beni bunaltsa da, çocuklarımla geçirdiğim zamanlar kadar mutlu olduğum
Buyılki takvimine göre 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında okul öncesi eğitim ile ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için okullar 31 Ağustos’ta başlayacak. OKULA UYUM HAFTASI NE ZAMAN? Takvime göre, 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında, öğretmenlerin mesleki çalışmaları 31 Ağustos 2021 Salı başlayacak. Bu yılki takvimine göre 2021-2022 eğitim ve
medyumalİ hocayla 6 ay Önce benden durduk yere soĞuyup ayrilan eŞİmİn gerİ dÖnmesİ ve bana baĞlanmasi İÇİn papaz bÜyÜsÜ İŞlemİ yaptik. VEFK VE PAPAZ BÜYÜSÜ ŞEKLİNDE İKİ ALTERNATİF SUNDU ANCAK BENİM ÜZERİMDE VEFK TAŞIYACAK DURUMUM VE SÜRE OLARAK O KADAR BEKLEYECEK VAKTİM OLMADIĞINDAN PAPAZ BÜYÜSÜNÜ TERCİH
Eğitiminen önemli paydaşlarına, öğrenci ve velilere, 31 Ağustos'ta başlayacak olan uzaktan eğitimi ve okulların açılmasıyla ilgili fikirlerini sorduk. Öğrenciler, yüz yüze eğitimin önemine dikkat çekerken, veliler pandemi koşullarında çocuklarını okula göndermek istemediklerini söylediler.
Bunedenle özel okula kayıt tarihlerini öne aldı. Eğitim uzmanları ise ailelerin ve öğrencilerin iyi düşünerek, kafasında soru işaret kalmayacak şekilde karar vermesinden yana. 5 - Ben çocuğumu özel okula göndereceğim. Kayıt yaptırmayı düşündüğümüz okul bu sene 4 dersin puanına göre öğrenci alacağını açıkladı.
Buyazımızda çocuğumu okula göndermemek için ne yapmalıyım, çocuğumu okula geç göndermek istiyorum, ilkokula başlamaya hazır olmadıklarını belgeleyen sağlık raporu nereden nasıl alınır konularında detaylı bilgiler verdik. Konu hakkında soru, sorun ya da görüşlerinizi yorum bölümümüzden dile getirebilirsiniz.
6 Velinin tercihi dışında öğrenci herhangi bir okula yerleştirilmeyecek. (Veli kendisine sunulan 5 okulada çocuğunu göndermek istemezse alternatifi nedir?) 7- Özel okullar isterlerse MEB’in sınavını kabul edecek, isterlerse kendi sınavlarını yapabilecekler.
İSTEMEYENÇOCUĞUNU GÖNDERMEYECEK: Çocukların okula gönderilmesi konusu da velilerin inisiyatifinde. İsteyen veli çocuğunu dilekçe yazıp
Wudrua. Kamu Personeli \ Milli Eğitim Bakanlığı Editörler gubaz Eylülde 67 aylık olacak çocuğumu kesinlikle okula göndermek istemiyorum. 14 Mayıs 2012 1103 aslıheem Eylülde 67 aylık olacak çocuğumu kesinlikle okula göndermek istemiyorum. Bunun içinde sonuna kadar konuda nasıl bir tavır göreceğiz okul ve idarecilerden merak ediyorum. 14 Mayıs 2012 1202 tarafsız bölge Şef göndermeyenler pişman olacak. niye aylık okula başlayan çocuk ikinci dönem okuma yazma öğrenmeye başlayacak 66+5ikinci döneme kadar geçen süre=72 aylık okuma yazmaya de 67 aylı çocuğunu göndermeyeceksin bir yıl sonra 79 aylık yazmaya da ikinci dönem demek oluyor ki senin çocuğun 79+5=84 aylıkken okuma yazmaya yeteneklerini küçümsemeyin. anasınıfı öğrencisi neler yapıyor göreseniz hayrete düşersiniz. 14 Mayıs 2012 1322 aslıheem Memur Varsın çocuğum 79 aylık başlasın,84 aylık okumayı öğrensin ama şimdi doya doya ne ki? 14 Mayıs 2012 1326 42k40h Şube Müdürü göndermeyın hıcbısey yapamazlar para cezası ımıs ben 6 sene doguda calıştım kımsenın odedıgını de görmedım hepsı hıkyeSUNUDA UNUTMAYIN ARKANIZDA BUYUK BIR YIGIN OLACA ÇOGU AILE GONDERMEUECEK 14 Mayıs 2012 1408 burhan_38 Aday Memur bencede göndermeyelim geç öğrensin zaten sınıfçılar geç başlayan çocuğun matematik zekasının daha iyi olduğunu söylüyorlar benim çocuğum okuyor çarpım tablosunun mantığını kurmuş çokmu önemli bırakalım oynasınlar çocuklarımızın çocukluklarını kimsenin anne babada dahil almaya hakkın yok okullarımız rakabet ortamı çocuk birde hırslıysa onu başarısızlığa yiter bu durum yaşının küçük olduğundan öğrenemediğini anlatamayız onlara mebde çocuğumdan elini çeksin 2006 ekim doğumlu çocuğumu kim nederse desin göndermem varsın sınıfındakilerden büyük olsun belki arkadaşları onu kendilerinden büyük görecek ama olsun bu durumu çocuğa anlatabilirsin ama ileride gelişimi ona artı getirecek diye düşünüyorum sınıfındakilerden 1 yaş küçük olmaktansa 6 ay büyük olsun ne kaybederiz 16 Mayıs 2012 1420 61sevim Memur Ben sınıf öğretmeniyim. Senelerdir çocuklarımız bir an önce okusun diye onları çok ağır ve ürünümüz sınıfta matemetik hep ikinci plana itiliyor. Somut dönemde oyunla öğrenmesi gerekirken bizler bunu daha çok problem çözme adına hiç bir şey veremeden anlaşılmadan geçiyoruz. Şu anda ikinci sınıfta iki basamaklı çarpmalar yokken bizim öğretmenlerimiz sadece bir ÖĞRETMENLERİMİZ VİTAMİN ÖĞRETMENDEKİ DÜNYADAN SEÇMELERİ VİTAMİN DEĞİL VİTAMİN ÖĞRETMEN EĞİTİM VİDEOLARI 16 Mayıs 2012 1533 sellale926 Yasaklı Varlıklı ve kültürlü, eğitimli aileler; 3 yaşındaki çocuklarını Ankara'daki kolejlerin kreş ve daha sonra da anaokullarına veriyorlar. Çocuklar buralardan çıkınca, İlkokul III seviyesine erişiyorlar. Yabancı dilleri bile oluyor. Diğerleri ise yanlarında battal kalıyor. KAPAT [X] 16 Mayıs 2012 1615 sellale926 Yasaklı Günümüzdeki eğitim 3 yaşında başlıyor.. Bu düsturu önemsemeyenlerin çocukları, mahallede yayan ve yavan kalır. Üstelik de ilköğretimde ve ortaöğretimde kaliteli bir dershaneden yararlanmak farz veya vacip hale geldi.. Kaliteli eğitim alamayanlar tökezler ve eksik konuma düşerler. Toplam 7 mesaj Çok yazılan konularÖğretmen Kariyer Basamakları sınav iptali çığırtkanlığıKemal Kılıçdaroğlu Sınava girmeyin!Bayan öğretmenler neden bakımsız?Edirne Keşan'da PromosyonSeminerlerBir para konusu daha fazla umutlanmayın uzman öğrt. parası en fazla 500 olur diyorlar doğru mu bu? 2Neden şimdi gündem oldu sınav? Kanun çıkarken, başvuru yaparken, seminer alırken ses yoktuİstemezukMemur Promosyon için istediği banka ile anlaşabilmeliSaidi nursinin kitabı hakkinda SÖZLÜKaksaray mumyaları 1derdine saygılar sunuyorum 140 yaş sendromu 4mucize 1Halk oyunları seçmeli ders olması önerisi 3şeffaf 1İsmail Cem Türkiye'de geri kalmışlığın tarihi 2bu işi benim yerime biri yapsın 1çalan şarkının istenmesi 3ısırgan otu 2 Editörün seçimiPromosyonlar güncellenmeliNasıl birikim yapabilirim ? Altın bes vs polise GBT Kemal Kılıçdaroğlu Sınava girmeyin!KPSS iptalinde şunu farkedebildiniz mi?2022 KPSS Yeni BaşvuruGEÇİCİ SIĞINMACI SORUNUNU KİM ÇÖZER ?Ağır hasarlı araç alınır mı Gram Altın 1060 geçerse hedefSüper Lig Tahmin Yarışması 2022/2023 Sezonu Son Dakika HaberlerDeterjan pazarı vurgunu 40 bin kişi mağdur olduAvukatın aşırı hız cezasına kamu görevi affıKocaeli'de ormanlık alanda çıktı, 4 hektar alan küle döndüAfyonkarahisar'da sivil eğitim uçağı acil iniş yaptıOlumsuz hava koşulları nedeniyle Sakarya'da denize girmek yasaklandı
ANKARA ANKA-Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bolu’da bir ailenin, “Çocuğumu 5 yaşında okula göndermek istemem ben ” sözüne karşı, “Öyle bir mecburiyet yok. Taban 60 ay, tavan 72 ay. 5 yaşını dolduran çocuk 60 ayı bitirmiş olan çocukları da ilköğretime gönderebilirsiniz, size bağlı. Göndermezseniz kimse size niye göndermediniz demeyecek. 72 aylık çocuklar mecbur gidecek” yanıtı verdiğini söyledi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, TBMM’de, Parlamento Muhabirleri Derneği'ni PMD ziyaretinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun yeni teşvik sistemi ile ilgili sorusuna Bakan Ergün, “Sistem ana hatlarıyla tamamlandı. Başbakanımıza da sunuldu. Uygun bir zamanda kamuoyuyla paylaşılması noktasına gelmiş olduk” şeklinde cevap verdi. Milli Eğitim Bakanı’nın “yeni teşvik sisteminde eğitime de önemli bir teşvik verileceği” yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Ergün, “Özel sektörün de meslek lisesi açabilmesi için çalışmalarımız var. Özel sektör meslek lisesi açtığında bu teşvik kapsamında değerlendirilecek. Diğer işletmeler teşvikten nasıl yararlanıyorsa, işletme süresince de ona birtakım özel teşvikler uygulanacak. Ne gibi; Milli Eğitim Bakanlığının meslek liselerinde öğrenci başına yapmış olduğu bir harcama var. Öğrenci başına bir bedel ödenecek. Öğrencilerden bir bedel alınmayacak özel meslek liselerinde o bedel Milli Eğitim Bakanlığı kaynaklarından bir teşvik olarak özel meslek liselerinde uygulama imkanımız olacak, bunun üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu. Basın mensuplarının “Yani özel okul olacak ama öğrenci ödemeyecek, devlet ödeyecek” sözüne ise Ergün, “Devlet ödeyecek, meslek okulu olduğu için” yanıtını verdi. Haziran ayında bir saha araştırması olacağını hatırlatan Ergün, “Sanayinin işgücü ihtiyacını araştıran bir çalışma. Bu araştırma Haziran ayında sonuçlanacak. Mesleki eğitimin tam olarak ihtiyaçlarını ortaya çıkarma imkanımız olacak” dedi. CHP Genel Başkanı’nın gündeme getirdiği organize sanayi bölgelerinde meslek okulları açılması konusundaki taleplerin hatırlatılması üzerine de Bakan Ergün, “O gündeme getirdiğinde biz yapmıştık zaten” diye konuştu. -YERLİ OTOMOBİL- Ergün, “Yerli otomobil konusunda size ulaşan bir firma var mı, biz de bunu yapacağız diyenler var mı?” sorusuna şu yanıtı verdi “Aslında Türkiye’de üretim yapan firmaların büyük bir bölümü bu konuda çalışma içindeler. Türkiye’de başka markaların üretimini yapan aktörlere, bunların Türk ortaklarına diyoruz ki, ortaklarınıza şunu da teklif edin ya müstakil olarak kendiniz yapın ama mevcut ortaklarınıza da şunu teklif etmelisiniz 'sizin markanızı burada üretmek için size partner olduk şimdi yeni bir ortaklık yapacağız bizim markamızı üretmek için siz bize partner olun', bunu OYAK’ın Renault’ya çok rahat bir şekilde teklif edebilmesi lazım, FIAT’a Tofaş’ın çok rahat bir şekilde teklif edebilmesi lazım, Koç grubunun aynı zamanda Ford’a çok rahat bir şekilde bunları teklif edebilmesi lazım.” “Koç dışında bu işle sizinle görüşen grup oldu mu?” sorusuna ise Ergün, “Somut projelerden bir tanesi diyelim Karsan bir adım attı, Karsan tasarımını yaptı, testlerden geçirdi. Dizaynını yaptı, bu ürünü markalaştırma yolunda üretim safhasına geldi” cevabını verdi. -“TEMMUZ AYINDA TÜRK AKADEMİSYENLERİ KURULTAYI DÜZENLEYECEĞİZ”- Türkiye’nin yurt dışında çok sayıda akademisyeni olduğuna işaret eden Bakan Ergün, “Ama bunlar biraz dağınık. Kendi başınalar. İlk defa hükümet olarak biz bu konuyu ele aldık. Dünyadaki akademisyenlerimizi hem kendi ülkelerinde bir araya getiriyoruz hem de onları yılda bir defa aralarından seçerek Türkiye’de bir araya getireceğiz. Mesela önümüzdeki Temmuz ayında bunların arasında ilk defa 100 tanesini seçip Türkiye’de Türk Akademisyenler Kurultayı düzenleyeceğiz” diye konuştu. -“BİLİM VE TEKNOLOJİ ATAŞELİKLERİ OLUŞTURULACAK”- Bakan Ergün, ilk etapta 3 ülkede Bilim ve Teknoloji ataşelikleri oluşturulacağını belirterek, “Dışişleri Bakanlığımızla protokolü hazırladık, bazı ülkelerde Bilim ve Teknoloji ataşelikleri oluşturuyoruz. 2 tane Amerika’da, 1 tane Almanya’da, 1 tane Japonya’da oluşturacağız” dedi. -4+4+4 TEKLİFİ- “4+4+4 teklifini nasıl buldunuz, eleştirilere nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna Ergün, “Mevcut sistemde bir esneklik yok. Katı bir sistem. Zaten bilimsel bir temele de dayanmıyor. 28 Şubat sürecinin bir sonucu olara parlamentoda nasıl tartışıldığını biliyoruz. 8 yıllık kesintisiz eğitim referanduma sunuldu ki bu referanduma sunulsun diye bir teklif getiriliyor. Bu tepeden inme, 28 Şubat sürecinde süreci yönetenlerin, yeni kuruldu hükümet ilk görevlerinden bir tanesi budur’ diyerek parlamentodan geçmiş bir şey. Bilimsel alt yapısı olan bir şey değil. Eğitim sisteminin restore etmek veya yükseltmek veya mesleki eğitimi güçlendirmek gibi amaçlardan son derece uzak. Tek bir amacı var, bu gidişatın önünü kesmemiz lazım, durum çok vahim, eğer imam hatip liseleri böyle giderse, filan düşüncedeki siyasi partilerin oyları yüzde 65’lere ulaşacak, bu da Türkiye için büyük bir tehlike olacak, o zaman bu işin önü muhakkak kesilmesi lazım.’ Tek bir gaye ile adeta yapılan bir iş bu” dedi. -“BİZİM TOPLUMUMUZ KENDİNE GÖRE DİNDARLIĞI ÖNEMSEYEN BİR TOPLUM”- İtirazların olduğunu ifade eden Ergün, “Ne manaya geliyor itirazlar, şimdi bu yeni getirilen sistem imam hatiplerin de önünü açıyor, herkesin önünü açsın ama imam hatiplerinkini kapatsın. Böyle bir zihniyetle hareket edilemez. O da bir meslek lisesi, onun da önünün açık olması icap eder. Bizim toplum kendine göre dindarlığı önemseyen bir toplum. Dini konulara karşı hassasiyeti olan bir toplum. O zaman bu toplumun bu konuda beklediği hizmetler var. Nitelikli din hizmeti sunulacak. Nitelikli din hizmeti sunma görevi devlete ait bir görevdir. Nitelikli din eğitimi yapılacak, bu da devletin gözetimi altında yapılması gereken bir husus. Bunun için nitelikli din eğitimine ihtiyaç var. Dini bilgilerin büyük bir bölümü bugün çok eski zamanlara dayanan bilgiler. O zamanlardan bugüne transfer olmuş bilgiler. Bugüne göre bu bilgilerin yeniden toplumun ihtiyaçlarına göre kurgulanması gerekiyor. O zaman ilahiyat fakültelerinin güçlenmesi icap etmiyor mu? Herkesin önü açık olsun, bunun önü kapalı olsun, biz kapatmıştık, bin yıl bir daha açılmayacaktı şimdi niye açmaya çalışıyorsunuz gibi bir yaklaşım doğru bir yaklaşım olmaz” diye konuştu. -“BELKİ GENEL KURUL'DA BİRAZ DAHA ŞEKLİ DEĞİŞECEK”- Dün Bolu’da olduklarını ve bir ailenin, “Benim çocuğum 5 yaşında okula göndermek istemem ben çocuğumu” dediğini ifade eden Ergün, aileye “Hanımefendi öyle bir mecburiyet yok. Esnek bir sistem getiriliyor. Taban 60 ay, tavan 72 ay. 5 yaşını dolduran çocuk 60 ayı bitirmiş olan çocukları da ilköğretime gönderebilirsiniz size bağlı. Göndermezseniz kimse size niye göndermediniz demeyecek, ama göndermek isterseniz 60 ayını bitirmiş çocuğunuzu okul size ben bunu almam demeyecek. Üst sınır 72 ay. 72 aylık çocuklar mecbur gidecek” yanıtı verdiğini kaydeden Ergün şöyle devam etti “Sistem bu, 'ben böyle olduğunu bilmiyordum'. Niye bu tarafı tartışılmıyor ki, başka tarafı tartışılıyor ve işin özü kaçırılmış oluyor. Parlamentoda getirilen kanun teklifleri isterse tasarı olarak gelsin eğer içinde eksik görülen hususlar varsa onlar tamamlanacak. Yanlış görülen hususlar varsa onlar düzeltilecek. Nitekim bu tasarıda da bu teklifte de bunlar olmuştur. Teklifi veren arkadaşların verdikleri gibi komisyondan çıkmıyor ki, alt komisyon yeni bir şekil veriyor. Belki Genel Kurula gelecek, Genel Kurul’da biraz daha şekli değişecek, parlamentoda tartışa tartışa olacak bu hadiseler. En isabetlisi bizim de göremediğimiz noktaları Komisyonda arkadaşlar gösteriyor. Bazen bir köşe yazarı gösteriyor."
Kaynak Zaman Eklenme 23 Ekim 2010 0900 Diyarbakır'da 7. sınıf öğrencisi kızını ilköğretime başörtüsüyle gönderen Murat Ö. ilginç bir iddiada bulundu. Provokatif eylem öncesinde CHP Diyarbakır İl Başkanı Muzaffer Değer ve İstanbul İl Başkan Yardımcısı Süleyman Berberoğlu ile görüştüğü ortaya çıkan Murat Ö., "CHP'liler, kızımın başörtüsüyle okula gidebilmesi için bana yardımcı olacaklarını söylediler." dedi. CHP'li Değer, Murat Ö.'yle görüştüğünü doğruladı. Ancak çocuğunun başörtülü şekilde okula alınacağına dair söz vermediğini savundu. Üniversitelerde başörtüsü sorununun çözümüne yönelik adımların atıldığı günlerde Adana, Gaziantep ve Diyarbakır'dan gelen haberler gündemin ilk gündem maddesi olmuştu. Üç aile, ilköğretim öğrencisi kızlarını başörtüsüyle okula göndermek istiyordu. Konu gazete sayfalarında büyük puntolarla verildi. Ancak önceki gece ilginç bir gelişme yaşandı. Diyarbakır'da kızını başörtüsüyle okula göndermek isteyen Murat Ö. isimli baba Kanaltürk'te yayınlanan 'Ters Cephe' programına telefonla bağlandı. İlginç açıklamalar yaptı. Murat Ö. kendisine yöneltilen provokatif eylem suçlamalarını reddetti. CHP Diyarbakır İl Başkanı Muzaffer Değer'le, İstanbul İl 2. Başkanı'nın kendisine yardımcı olmak için söz verdiklerini açıkladı. AK Parti'nin ise kendisine destek vermediğini belirtti. Kızı hakkında tutanak tutulup psikolojik baskı yapıldığını ileri süren baba, şu ifadeleri kullandı "Bu işlerin provokatif olmadığını herkes çok iyi biliyor. CHP Diyarbakır İl Başkanlığı'na gittim. İstanbul il başkan yardımcısı, bir avukat var. Onunla da bire bir görüştüm. Aynı konuyla ilgili CHP Parti Meclisi Üyesi Mesut Değer'i de aradım. CHP'liler benim işimle ilgileneceğini söyledi. Yani benim kızımın başörtüsüyle okula girebilmesi için yarımda bulunacaklarını dile getirdi."Programın katılımcılarından olan Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli'ye de konuyla ilgili mailler gönderdiğini belirten Murat Ö., bunu kanıtlayabileceğini de aktardı. Baba Murat Ö., Zileli'nin de kendisine yardım edip kızını başörtüsüyle okula aldırabileceğini, bunun için gayret edeceklerini söylediklerini anlattı. Ancak Zileli, bu şekilde bir mail almadığını söyledi. Zaman'a konuşan Murat Ö., CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Başörtüsü sorununu biz çözeriz." deyince CHP'ye gittiğini anlattı. İl Başkanı Muzaffer Değer'in kendisine yardımcı olma sözü verdiğini kaydeden Murat Ö., ardından o dönemde İstanbul İl Başkan Yardımcısı olan Süleyman Berberoğlu ile görüştüğünü söyledi. Berberoğlu'nun, "Merak etme sana yardımcı olacağız. Kılıçdaroğlu 3 Eylül'de Diyarbakır'a geldiğinde seni kendisiyle görüştürürüz." dediğini aktaran Murat Ö., daha sonra herhangi bir gelişme yaşanmadığını kaydetti. CHP İL BAŞKANI EVET, KENDİSİYLE GÖRÜŞTÜM CHP Diyarbakır İl Başkanı Muzaffer Değer, Murat Ö.'nün daha önce kendisini ziyarete geldiğini doğruladı. Murat Ö.'ye, ilköğretim öğrencisinin başı örtülü şekilde okula alınmasının mümkün olmadığını söylediğini iddia eden Değer, şu ifadeleri kullandı "Bu çocuğun babası İl Valiliği İnsan Hakları Kurulu'na çocuğunun başörtülü okuması için müracaat etmiş. O dönemki Diyarbakır İl Valisi Hüseyin Avni Mutlu heyetindeki kurul böyle bir şeyin olamayacağı kararını vererek, talebi reddetmiş. 8 ay sonra çocuğun babası beni ziyarete geldi. Bana kurula müracaatının ve reddedilişinin bulunduğu dosyayı getirdi. Ben de ilköğretimde ve ortaöğretimde başörtülü öğrencinin okuyamayacağını ifade ettim. Baba ise 'Çocuğumu başı açık olarak okula göndermek istemiyorum' dedi ve dosyasını bırakıp gitti." İSMAİL AVCI Twitter'dan takip etmek için tıklayınız Bu Habere Tepkiniz
Okul korkusunun en önemli belirtisi okulda oluşan yoğun sıkıntı ve huzursuzluk hissidir. Bu nedenle çocuk, okula gitmek istemez ve okulda yalnız kalamaz. Özellikle ilkokula başlayan çocuklarda görülen okul korkusu, anneden ayrı kalma ve terk edilme kaygısıyla ilişkilidir. Annenin yokluğunda kendisine ve annesine zarar geleceği ve terk edileceği endişesini yaşar. Çocuk, hiç tanımadığı bir ortamda hiç tanımadığı insanlarla, hiç tanımadığı bir başka yetişkinle ki bu insan aynı zamanda otoriteyi temsil eden bir kişidir birden bire yalnız bırakıldığını gördüğünde korkar ve endişelenir. Yoğun sıkıntı yaşar. Eğer çocuğa sorulmuş olsa, o, bu tedirginlik yerine, ailesinin sıcak evinde olmayı tercih AYRILIK OKUL VAKTİ GELDİ!Elbette çocuğun anne veya babadan ilk uzun süreli ayrı kalışı okulun ilk günüyse çocuk okulu sevmeyecektir. Çünkü ilk kez okul onu ailesinden ayırmıştır. Bu yüzden ailelerin okul öncesi çağdan itibaren bu aşırı bağımlılığı ortadan kaldırmak için çeşitli alıştırmalar yapmaları gereklidir. Çocuğunuzun yanından ayrılırken neden ayrıldığınızı, nereye gideceğinizi ve ne zaman geleceğinizi belirtmeli ve bu açıklamalara sadık kalmalısınız. Zamanı uzattığınızda çocuk terk edildiğini düşünecektir. “Olsun geldim ya” deseniz bile o her gidişinizde “Ya geri dönmezse” diye kaygılanacaktır. Çocuğunuzun okul korkusunu aşmasında okulun da büyük bir rolü vardır. Öğretmen çocuğa okulu sevdirmeli, okulun ne işe yaradığını çocuğun algılayacağı bir biçimde anlatmalıdır.“Eğer, çocuğunuzu okulda yalnız bırakacağınız için kaygılıysanız çocuğunuzdan da rahat olmasını beklemeyin.”OKUL KORKUSUNUN ALTINDA YATAN NEDENLER• Okul korkusunun kaynağı genellikle anneden ya da anne yerine geçen kişiden ayrılma korkusudur.• Ayrı kalma kaygısı anne ve babada varsa çocuk bu kaygıyı öğrenmiştir.• Çocuk, kendi yokluğunda anne ya da babasına bir şey olmasından veya kendisini terk edip gideceklerinden korkar.• Anne ve baba çocuğu kendilerine bağımlı yetiştirmişlerse, çocuğun özgüvensizliği okuldan korkmasına neden olur.• Çocuk yalnız başına kendisini güvensiz hisseder.• Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı olan, uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen çocuklardır. Bu kişilik özelliklerine sahip çocuklarda tetiği çeken bir etken korkuyu başlatır Ailede hastalık, ailede sosyoekonomik bir kriz, kardeşin doğuşu, göç, kayıp, okul veya öğretmen değişikliği vb.Bu nedenlerden de anlaşılacağı gibi erken çocukluk döneminde sürekli anne baba desteği almış, sorumluluk verilmemiş, sorumluluk almadığı için özgüveni gelişmemiş çocukların okul korkusu yaşaması daha olasıdır. Ama bu her şeyin sonu değil elbette… Çocuklar doğru bir yaklaşımla her şeyi daha hızlı öğrenebilir. Bunun için tutarlı ve samimi olmak yeterlidir. Çocuğunuza okulu sevdirebilirseniz ve okula ne olursa olsun gitmesini sağlarsanız çocuk okula korkusu sıklıkla okula yeni başlayan çocuklarda görülür. Ancak daha ileri yaşlarda görülme olasılığı da vardır. Aile içi sorunlardan, okuldaki olumsuzluklardan ya da sınıfta yaşadığı bir kaygıdan KORKUSUNUN BELİRTİLERİ• İsteksizlik, alınganlık ve sinirlilikte artış varsa,• İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk söz konusuysa,• Okula karşı ilgisizse,• Okulda ve evde nedensiz yere ağlamaya, kavga etmeye ve dikkat çekmeye çalışmaya başladıysa,• Evde kalmak ve okul ödevlerini kaçırmak arasında seçim yapamayıp aşırı kaygılı olduysa,• Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısını bahane ederek şikayet ediyorsa,• Okula giderken ağlama, hastalanma ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştiriyor ve evde kalmasına izin verilince bunlar birdenbire kayboluyorsa,• Okula gitmediği için suçluluk duyuyorsa,• Okula devam ettiği zamanlarda iyi bir öğrenci olabiliyorsa okul korkusundan şüphelenilebilir.“Çocuğunuza sevginizi her işini yaparak değil, ona sorumluluk vererek gösterin.”OKUL KORKUSU İLE BAŞ ETMENİN YOLLARI• Okula gitme konusunda ödün verilmemeli, çocuğun mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır.• Çocuğa, okulun amacını açıklamak, okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertlerinin kararlı ve tutarlı olması işe yarar. Okula gitmemesi halinde yapılan çalışmalardan geri kalacağı ve bunun kendisi için bazı aksaklıklara yol açacağını anlatılmaya çalışılmalıdır. Çocuğun kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.• Korkusu yüksek bir seviyede ise ilk hafta okula birlikte gidip geleceğinizi belirtebilirsiniz. Tutarlı olursanız onu terk etmeyeceğinizi anlar.• Okula gitmediğinden dolayı çocuk suçlanmamalı, korkusu ve gözyaşlarıyla alay edilmemelidir.• Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, gerekli açıklamaları yapıp ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.• Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatıp, onunla gününün nasıl geçtiği hakkında konuşmak her ikinizi de rahatlatabilir.• Çocuğa okula gitmesi gerektiği, zaman geçerse bu korkuya bir de derslerden geri kalmış olmanın korkusunun ekleneceği söylenmelidir.• Çocuğun endişeleri, duyguları üzerinde konuşmak, hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar.• Bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı durumda olan başka çocukların da olduğu anlatılabilir.• Okulla iş birliği yapılmalıdır.• Boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne babaya bağımlılık azaltılabilir.• Arkadaş toplantıları düzenleyerek sosyal beceriler kazanmasına fırsat tanınabilir.• Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman tanıması korkuyu yenmesini kolaylaştırabilir.• Çocuğun kendini terk edilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınılmalıdır.• Önerilenler doğrultusunda davranmanıza rağmen okul korkusunun devam etmesi halinde bir çocuk psikiyatristine başvurulması ve yardım alınması gerekebilir. Yapılan bir yanlış okul korkusunun devam etmesine ve sorunun büyümesine yol açabilir.
6 yaşındaki çocuğumu okula göndermek istemiyorum