🐮 Bu Da Geçer Ya Hu Tiyatro
“Bu da geçer ya hu” Çaycuma belediye başkanı Bülent Kantarcı sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak korona virüsü hakkında uyarılarda bulundu. Genel 19.03.2020, 21:34
Buda Geçer Ya Hu Tablo. ₺ 99,00 –. Osmanlıca Hat Sanatı Kanvas Tablo. EBAT/FİYAT SEÇİN. Bir seçim yapın 20 cm x 20 cm - 99 ₺ 30 cm x 30 cm - 109 ₺ 40 cm x 40 cm - 129 ₺ 50 cm x 50 cm - 159 ₺ 60 cm x 60 cm - 199 ₺ 70 cm x 70 cm - 239 ₺ 80 cm x 80 cm - 279 ₺ 90 cm x 90 cm - 329 ₺ 100 cm x 100 cm - 399 ₺. Tezhip
Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, () - ADANA Devlet Tiyatrosu (ADT), yeni sezonu Uğur Saatçi'nin yazıp Barış Erdenk'in yönettiği 'Bu da geçer ya hu' adlı oyunla açıyor. Hacı Ömer Sabancı Sahnesi'nde 4 Ekim'de prömiyeri yapılacak 'Bu da geçer
SahneleyenTiyatro: Adana Devlet Tiyatrosu ; Oyun Durumu: Gösterim dışı oyun; İlk Oynama Tarihi: "Bu da Geçer ya Hu" işgal acısı çeken İstanbul'un, her
BuDa Geçer Ya Hu / 28 Aralık Cum 20:00 Bu Da Geçer Ya Hu İşgal yıllarının İstanbul' unda hiç beklemediği bir şekilde işgal orduları kumandanı Amiral Colthart' ın yaveri olmak zorunda kalan Yüzbaşı Süha
TiyatroDünyası: tiyatro oyunları, haberler, etkinlik takvimi, sanatçılar, oyun programı ve daha fazlası Genç Yazar Uğur Saatçi Gene Trabzon'da: Bu Da Geçer Ya Hu - Tiyatro Dünyası - Tiyatro Oyunları, Tiyatrolar
Tasavvuf - İslami konular - Kadiriyye Tarikatı hakkında ve Seyyid Abdülkadir Geylani'nin eserlerinden İstifade edilmesi amaçlı bir bolg dur.
Bu da geçer yâ hû! Kudemâ buyurmuşlar ki: Geleceğe âh etme! Geçmişini yâd etme! Alacağın bir nefes, onu da berbâd etme!Çok güzel değil mi Bir de hakkını verebilsek!Mutlu olmak için hep bir başka zamanı bekliyor insan; bir şeyin gerçekleşmesini, bir şeyin bitmesini, bir şeyin başka türlü olmasını.
Ayrıca Antalya Devlet Tiyatrosu’nda Kurtuluş ve geçtiğimiz yıl da Döşemealtı Belediyesi Halk Tiyatrosu’nda Bu da Geçer Ya hu adlı oyunları çalışmak üzere uzun süre Antalya’da bulundum. Dolayısıyla orada tiyatro yapan bütün arkadaşları tanırım.
Om7u5Kx. 14. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali'nin ilk oyunu "Bu da Geçer ya hu", Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelendi. Trabzon Devlet Tiyatrosu TDT tarafından düzenlenen, ev sahibi Türkiye'nin yanı sıra Çin Halk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Makedonya, Yunanistan, Lübnan, Romanya ve Gürcistan'dan tiyatro topluluklarının katıldığı festival, geleneksel "festival yürüyüşü" ile başladı. Festivalin ilk oyunu "Bu da Geçer ya hu", ev sahibi Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından bu sahnelendi. Uğur Saatçi'nin yazdığı oyunu, Barış Erdenk yönetirken, oyunun dekoru Aytuğ Dereli, kostümleri Aylin Dinler, ışık tasarımı Nihat Bahar, dansları Sibel Erdenk, müzikleri ise Serdar Kurutçu tarafından hazırlandı. Fatih Dokgöz, Birkan Görgün, Fatih Topçuoğlu, Banu Manioğlu, Utku Ölmez, Duygu Dokgöz ve Yavuz Topçuoğlu'nun rol aldığı oyunda işgal yıllarında Anadolu yanarken, İstanbul'da bir şeyler yapmanın çabası içinde olan insanların hikayesi konu ediliyor. Festival kapsamında, Çin'in Yuju Operası "Rüzgarlı Kamelya" adlı oyunu 3-4 Mayıs tarihlerinde tiyatroseverlerle buluşacak. Muhabir Zafer Sel Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz
Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, DHA - ADANA Devlet Tiyatrosu ADT, yeni sezonu Uğur Saatçi'nin yazıp Barış Erdenk'in yönettiği 'Bu da geçer ya hu' adlı oyunla Ömer Sabancı Sahnesi'nde 4 Ekim'de prömiyeri yapılacak 'Bu da geçer ya hu' oyunuyla ilgili konuşan ADT Müdürü Efe Ünsal, "Oyunumuz işgal acısı çeken İstanbul'un her koşulda mücadele eden insanlarını anlatıyor. Oyunun dekoru Emre Satı, kostümü Funda Karasaç, ışığı Özer Kuşkaya, müziği Emin Serdar Kurutçu ve dansları da Sibel Erdenk'e ait. Oyunda benimle birlikte Doruk Nalbantoğlu, Mazlum Taşkıran, Fırat Demirağ ve Yeliz Tekman gibi isimler rol alıyor" sezon 3'ü yetişkin, 1'i çocuk oyunu olmak üzere toplam 4 yeni oyunla seyirci karşısına çıkacaklarını aktaran ADT Müdürü Efe Ünsal, geçen yıl sahneledikleri 'Muammer Muammer', 'Küheylan' ve 'Don Kişot' oyunlarının da yine tiyatroseverlerle buluşacağını aktardı. Geçen yıl 368 kişilik salonda oyunları yüzde 100 doluluk oranıyla sahnelediklerini aktaran Ünsal, "Ayrıca Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali'ni 21 bin 831 seyirci takip etti" diye HAZIRLIĞI SÜRÜYORSabancı Vakfı ile Devlet Tiyatroları işbirliğiyle bu sezon 19'uncusu düzenlenecek 'Devlet Tiyatroları-Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali' ile ilgili hazırlıkların da sürdüğünü aktaran Efe Ünsal, şunları kaydetti"Hem sezon oyunlarımız hem de festival oyunlarına seyircilerimiz büyük ilgi gösteriyor. Bizi hiç yalnız bırakmıyorlar. Yine her sahnelediğimiz oyunu yüzde 100 doluluk oranıyla tamamlayacağımıza inanıyorum. Yeni sezonda seyircilerimizle buluşmayı hasretle bekliyoruz. Merhum işadamı Sakıp Sabancı'nın emaneti olarak gelenekselleşen tiyatro festivalimiz yine 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde tiyatroseverlerle buluşacak. Hazırlıklarımız aralıksız sürüyor. Çok sayıda yerli ve yabancı tiyatro topluluğunu ağırlayacağız. Festival yine tiyatroseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Çok heyecanlıyız."FOTOĞRAFLI
Yeniliklerden haberdar olmak için email adresinizi yazın ve bize gönderin. Adın, soyadın Email adresin Görevin
Gamze İrez aracılığıyla Yazara mail göndermek için tıklayın! Günümüzde en değerli şeylerden ikisi zaman ve sanat, yaşadığı şehirdeki tiyatro oyunlarını itina ile takip eden bir sanatsever olarak zaman ayırdığımız oyunun içeriğinin, oyunculuklarının, teknik imkanlarının önemli olduğunu düşünüyorum. Antares Sanat Merkezi Tiyatrosu’nun Dört Mevsim Tiyatro Salonu’nda izlediğim “Bu da Geçer Ya Hu” oyunu son zamanlarda izlediğim en yorucu oyundu. Sonda yazılacak olanı başta yazdığıma göre doğrudan nedenler konusuna gelebilirim. Uğur Saatçi’nin yazdığı oyun Adana Devlet Tiyatrosu tarafından da yakın zamana kadar oynanmış. İşgal yıllarında İstanbul’da yaşayan insanlara komik bir açıdan bakmamızı amaçlayan bir oyun. Diğer bir deyişle “işgal komedisi” olarak adlandırılıyor, işgalin komedisi olsa olsa ancak oksimoron olur. “Toprakları işgal altındayken insanlar gülünecek ne yaşamış olabilir?” diye düşünmeden edemiyor insan. Oyun başlamadan “ateşli silah kullanılacak” uyarısına rağmen özellikle ikinci perdede silah sesi çıkacak gerginliği, zaten oyuncuların sürekli bağırarak kendilerini anlatma çabasıyla birleşince “bitse de çıksam” hissi yaşamaya yetiyor. Daha önce oyun sırasında salonu bu kadar çok terk etme isteği duymamıştım. “İşgal orduları kumandanı Amiral Colthart’ın emir subayı olmak zorunda kalan Yüzbaşı Süha… Çıkardıkları mizah dergisinde Amiral’in kafasını bal kabağı olarak çizdikleri için gazeteleri kapatılan Süha’nın kardeşi Kemal ve onun arkadaşı Falih… Süha Milli Mücadele’nin, Kemal ve Falih de gazetelerinin derdindeyken Amiral’in yeğeninin aniden İstanbul’a gelişi… Birbiriyle kesişen planlar ve karışan durumlar… Anadolu, Kurtuluş Savaşı’nın ateşini harlarken, İstanbul ise işgalcilerle mücadele eden bir avuç insanın komik öyküsünü anlatmaktadır.” Oyunun konusu bilet satışı yapılan sitede bu şekilde açıklanıyor, fakat benim izlediğim oyunda Süha aşık olduğu kadını etkileme çabasında olan, Amiralin isteklerini kuzu kuzu yerine getirirken; Kemal ve Falih çıkarmak istedikleri gazeteyle ülkeye nasıl hizmet edecekler acaba dedirten davranışlar sergiliyor, bolca küfür ve yanlış anlamalar üzerine ilerleyen bir oyun. Kadının sadece cinsel bir obje olarak vurgulanması kadar, sınıfsal ayrımlara göre muamele görmesi de eleştirilecek durumlardan biri. Ses sisteminin iyi olmaması geçişlerde sık sık kullanılan müzikleri yüksek bir ses aralığında dinlemek zorunda bırakılmamız da oyuncuların bağırması kadar yorucu oldu. Sanatın en önemli dallarından bir olan tiyatro ile ilgilenenler, iyi düşünüp hareket ederken toplumsal mesaj kaygısı taşımalı bence. Oyun içinde kadının duruşu, kadına karşı yaklaşım salondan çıkmadan akılda kalacaklar üzerine kafa yorulmalı. İşgal yıllarında yaşananlar da kadının cinsel bir obje olarak vurgulanması da komedi konusu yapılamayacak kadar ciddi konulardır.
bu da geçer ya hu tiyatro