🌥️ Eşini Başka Erkekle Hayal Etmek Psikoloji
MODERNPSİKOLOJİ & ALFRED ADLER - A MODERN PSYCHOLOGY BOOK ON ADLER-“ALFRED ADLER” [BİR PSİKOLOJİ & MODERN PSİKANALİZ KURAMI] Yazarı (Author): Alfred ADLER (Avusturyalı Psikolog) Sayfa Düzeni ve Grafik Tasarım: (e-Kitap Projesi) (Fulya Saatçıoğlu & Murat Ukray) Kapak Tasarımı: E-KİTAP PROJESİ
Evli bir erkekle ilişkiye girmeye değer mi değmez mi siz karar verin. İlk günlerde evli sevgiliniz sizi çok sevdiğini, bu sevginin önüne kimsenin geçemeyeceğini söyleyecek. İlişkinin başlarında âşık olunan kadının okşanan gururu ile onun başka biriyle uyumasından rahatsız olmayacaksınız. İlerleyen günlerde ona
vajinismus vajinismus nedir, vajinismus tedavisi, gaziantep vajinismus, vajinismus gaziantep, gaziantep vajinismus tedavi merkezi, gaziantep psikolog, psikolog gaziantep, cinsel tedavi gaziantep, gaziantep cinsel tedavi, erken boşalma, ereksiyon problemleri, cinsel terapi,,Vajinismusla ilgili genel bilgiler,Alfa Psikoloji Panik Atak, Depresyon, Takıntı (okb), Kekemelik, Vajinismus, Aile
Eğer ben sana kötü davranırsam, maddi veya duygusal olarak onayın olmadan senden bir şey alırsam, sende de büyük olasılıkla onayım olmadan benden bir şey alma arzusu uyandırırım. Eşini aldatmış bir kadını örnek alalım. Bir başka erkekle beraber olmuş ve bu hareketiyle ilişkisini yaralamıştır.
Birerkeğin kendisi için olduğu kadar bir kadın için eş bulması da zordur. Sonuç almak için, yanınızdaki hayallerinizdeki kadını daha sık hayal edin. Unutma, arama normal. Umutsuzluk etmeyin. Bugün şans yok, yarın sadece şans! Son zamanlarda, insanlar internette birbirlerini arıyorlar.
Geçmişteyaşadığı kişiyle eşini hayal etmeyi bırakmadığından ve daha önce hayatında olmamasına rağmen, sürekli olarak şikâyet ve iddiada bulunduğundan, sakinleşmesine izin vermeyen şey. Burada bir liste bıraktık en sık görülen duygular Retrospektif kıskançlık çeken insanlar arasında:
2 Daha iyi zamanların deneyleri en iyisidir. En iyi zamanlar uzun bir süredir ertelenmemelidir, ancak saldırılarını aceleye getirmek de gerekli değildir. Parlak ışıkta, "zor" ve sıra dışı yerlerde, özel aksesuarlarda cinsel ilişkiler - tüm bunlar Spartner ile belirli bir düzeyde samimiyet ve birbirimize güvenmeyi gerektirir.
Master +1 yıl. Bu soruyu erkek sorsa hakaretler küfürler sıra sıra olurdu Fantaziler insanlara göredir. Kimine tuhaf gelenler birilerine normal ve zevkli gelir. Rahatsız olunsa da bunu hayal etmen sana zevk verendir. Yapmak uygulamak zorunda değilsiniz. Böyle bir fantazi içinde olmanız sizin biseks olma ihtimalinizi ortaya çıkarıyor.
Süperegonun en önemli özelliği yön ve amaç vermesidir. Fiksasyon noktalarının ve regresyonun muayenesi: Oral, anal ve ödipal dönem özellikleri değerlendirilir. Borderline yapılanmada her üç alan da zayıftır. Ego o kadar güçsüzdür ki her dönüm noktasında sorun çıkar. Zayıflıkları yüzünden kendilerini hep tehlikede
0Gwodiz. Evli ya da sevgili misiniz? İlişkinizde sizin için gerçekten en vazgeçilmez şey ne? Ne zamanlar kendinizi daha mutlu, huzurlu ve değerli hissediyorsunuz? Birbirinizin hangi davranışı, o gün içinde size; "Sanki tüm sorunların üstesinden gelebilir, önünüze çıkan herkese sizi gülümsetir, martıyı, kediyi elinizle besletir, kırmızı daha kırmızı, gökyüzü daha mavi gözükür" duygusu yazımda, "Yakınlaşma becerisi" nden ve "özen" den bahsedeceğim. Yukarıdaki soruların cevabını biraz düşündüğünüzde, aklınıza gelecek şeyler bunlar. Partnerinizle duygusal açıdan ne kadar bağlantı içinde olduğunuz konusu, mutlu bir ilişki için olmazsa şey; "Yakınlaşma alışkanlığı" konusu neleri içermektedir? Aslında "İLGİ GÖSTERMEK" desem daha anlaşılır olabilir mi? İkili ilişkilerde hiç de zor olmayan, tam aksine iki tarafı da besleyen, ilgi gösterilen kişinin mutluluğunun tekrar ötekine döndüğü bir süreçtir ihtiyacı ortak; değer verdiklerimizin bizi sevmesi ve ilgi göstermesi. "Ben onu çok seviyorum ama anlamıyor!" ya da "Sevgimi gösteremiyorum, öyle gördük , bizim ailede kimse sevgisini belli etmezdi." diye kendini ifade eden kişiler, bunun ne kadar gerekli olduğunu ancak sevdikleri kişiler isyan ettiğinde ya da ilişkileri bozulmaya başladığında bunun önemini çoğu zaman nasıl davranacaklarını bilemiyorlar. Sanki ilgi ve sevgisini gösterirse, kendisinde "eğreti" duracakmış düşüncesi oluyor. Yakışık almazmış gibi geliyor. Eğer bir de karşısındaki kişi onu suçlarsa, iyice "yetersizlik duygusu" yaşıyor. Bir de tabii "Düşünceli davranmak", "İnce düşünmek" gibi tanımlar var; karşımızdakinden beklentimizi ifade eden... Bunların hepsi aynı kapıya biz birisini hayatımıza aldıysak, her iki tarafında beklentisi "Ötekinin ilgi odağı" olmak üzerinedir. Bu tek ilgi odağı olacak anlamında değil ama genel olarak öncelikli özenli davranış görme beklentisi vardır. Kötü birşey de değildir! Başka türlüsü beklenemez. Hayatın en önemli anlam kaynaklarından birisi; "aşk, sevgi ve bağlanma" üzerinedir. Öyleyse buna sahip çıkmamız ya da değilsiniz farketmez , bir ilişkiniz varsa, ilgili olmak zorundasınız. Nasıl mı?En önce sağlam bir dinleme beceriniz olmalı; eşiniz ve sevgiliniz konuşurken zihniniz, gözünüz etrafta gezinmemeli, sorular sormalı, duygularına odaklanmalı, onaylanması gerekiyorsa onaylamalı ve dinlediğinizi belirten geribildirimler işler yapıyor olabilirsiniz, gün içinde onu aramalı gerekirse mesaj da çekmelisiniz yani "aklımdasın" demenin yollarını bulmalısınız. Çok zor değil, isterseniz buna zaman insanların da olduğu görüşmelerinizde bakışınızla, vücut dilinizle, gerekirse sözel olarak onun görüş alanınız içinde olduğunu hissettirmelisiniz. Mesela arkadaşlarınızla yemekteyseniz, onunla yiyeceğinizi paylaşmak, suyunu doldurmak, vb ona kendini değerli hissettirir. Eşinizin yaptığı iyi birşeyden bahsetmek, onu onore kocasının iş başarısı ya da ilişkileri konusunda eşini takdir etmesi de erkeğe kendini iyi alelacale evden çıkmaktansa, -bir arkadaşımın geçen gün kendi ilişkisinde yaptığını anlattığı gibi- iki tane sütlü neskafe hazırlayıp, karşılıklı içerek iki laf etmek gününüzü güzelleştirmez mi?Eğer eşiniz doktora gitiyse ona eşlik etmeli, edemiyorsanız ondan gün içinde bilgi almalısınız yani merak zaman, ilişkinin en başından itibaren "biz" duygusunu yaşatmalısınız. "Biz beraber hareket ediyoruz, önemli kararları beraber veriyoruz, karımın ya da kocamın ne düşündüğü önemli, birini eve davet ediyorsam, önce karıma ya da kocama sormalıyım...vb". Bu konu, her iki tarafın ailelerine de hissettirilmelidir. Bu duruş evliliğin en büyük kurtarıcılarından sevgilinize dokunun, sarılın, sevgi sözcükleri söyleyin...Sadece ona özel bir isim, tanımlama bulabilirsiniz. Tanıdığım biri, kız arkadaşını "mavi" diye çağırıyor; en sevdiği ve huzur bulduğu arkadaşlarıyla ilişki kurun; kendi seçiciliğiniz olabilir ama anlaşabileceğiniz olanları mutlaka vardır. Ortak bir yaşam sürdürecekseniz, bu onun hoşlanacağı şeylerin neler olabileceği üzerine kafa yormalısınız. Mesela başbaşa yemek organizasyonu yapmak, konser bileti almak, akşam onu sinemaya davet etmek gibi. Erkekler kadınların sevdiği küçük sürprizlerden onlar kadar hoşlanmıyorlar ama beyler size söylüyorum, kadınlar çok hoşlanıyorlar, heyecanlanıyorlar ve mutlu oluyorlar, lütfen bunları yapmaktan vazgeçmeyin!Akşam eve geldiğinizde, gün içinde neler yaptığınıza dair küçük bir sohbet yapın. Gerekirse bazen dışarıdan yemek sipariş edin, karşılıklı konuşmaya mutlaka zaman yapın! Yani başkaları hakkında da konuşun, ille de kötü şeyler olması gerekmiyor, herkesin hayatında birşeyler olup bitiyor, o konularda da kocası ya da karısı olanın biraz müzikten anlaması lazım gibi; eşinizin ilgi alanlarına yakın durmaya çalışın, bir kısmını yakalar onunla belli düzeyde bir paylaşıma girebilirsiniz. Her iki tarafın da bu çok hoşuna hayal kurmak...Bir danışanım, birgün eşine bir yemekte nasıl bir eve sahip olmak istediğini anlatırken eşi; "Olmayacak, saçma sapan hayallerin var." deyince çok üzüldüğünü ifade etmişti ve "Eşim hayal kurmama bile izin vermiyor." diye yakınmıştı. Bırakın herkes gönlündekini seyahat edin, tatil planı yaparken her iki tarafın hoşuna gidecek seçenekler üzerinde işler konusunda birbirinize destek olun, bunu kısasa kısas şeklinde değil, birbirinizin boşluklarını doldurarak sabahı kahvaltılarını, farklı zamanlarda birbinize hediye eder gibi hazırlayın. Onun sevdiği bir omlet, krep, vb ne ise onun için sert çıkışlarda bulunmayın, yumuşaklığınızı korumaya eğer eşiniz size bir problemini anlatıyorsa, hemen akıl vermeye kalkmayın. Şöyle diyebilirsiniz; "Seni sadece dinleyeyim mi? Yoksa çözüm önerisi ve fikrimi söylememi ister misin? diye eşinize sevgi ve hayranlığınızı ilişkiniz sürdüğü sürece belli etmekle yükümlüsünüz. Aynı zamanda onun ne kadar değerli olduğunu hissettirmenin yolu, onun ihtiyaçlarını görmek ve ilgi göstermektir. Herkesin bir "sevme tarzı" olabilir ama göstermediğiniz bir sevgi hedefine ulaşmaz. Vadeli yaşamımızda hepimizin buna ihtiyacı var ve bunu hakediyoruz. Sevgi ve ilgiyi alan çocuk nasıl mutlu mutlu büyüyorsa, yetişkin olduğunda da bu ihtiyacı hiç kaybolmuyor. Herkesin güveneceği bir yol arkadaşına ve sağlam bir omuza ihtiyacı var. İlişki ihmale gelmez, tıpkı trafikte araba kullanır gibi nasıl tüm şeritlere, lamba ve işaretlere ve diğer arabalara dikkat ediyorsanız öyle...İnanın bir farkı yok!
Aldatmak kadın ve erkek arasındaki ilişkinin en can yakan noktasıdır. Aldatmak; aldatan ve aldatılan olmak üzere iki taraflı bir eylemdir. İlişkilerin temelini sarsan adeta bir deprem etkisi yaratıp, her şeyin yolunda gittiği bir ilişkiyi dahi bitiren aldatma eylemi aldatılan bireyin mağdur olduğu ve izlerini uzun yıllar taşıdığı bir durumdur. Aldatma “partnerin onayı olmadan birincil ilişki dışında biri ile duygusal ve cinsel bir yakınlık paylaşmaktır. Herhangi bir yıl içinde evli çiftlerin birbirini aldatma oranı %2-4’ oranların içinde erkeklerin %50, kadınların ise %26’sının eşlerini aldattığı görülmektedir. Önceki ilişkilerinde eşini aldatmış bireyin daha sonraki ilişkilerinde de aldatma olasılığı 3 kat arttığı araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır. Evlilikte Aldatma/Aldatılma Evlilik sürecinde meydana gelebilecek temelde 2 travmatik olay söz konusudur. Bunlardan biri ölüm diğeri ise aldatma/aldatılmadır. Aldatılmanın sonuçları ilkinden daha tahrip edicidir. Çünkü bu ölüm gibi doğal bir oluşum değildir. Aldatılmayla ortaya çıkan depresyon ölüm nedeniyle oluşabilen depresyondan daha fazla hasar verir. Burada aldatılan bireyin durumu nasıl algıladığı, anlamlandırdığı büyük rol oynar. Aldatma/aldatılma 3 kişilik bir oyundur aslında. Bu dönemde aldatılan eşin rolü büyük önem kazanır. Toplumda aldatma konusu yıllardır var olan bir durumdur. Fakat burada dikkat çeken durum şudur ki erkeğin aldatmasıyla kadının aldatması farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır. Erkeğin aldatmasına “elinin kiri, erkek adam yapar, her gün bal yiyen bal dan usanır “gibi akıl ve mantık çerçevesine sığmayan erkek hegemonyasına dayalı yanlış bir düşüncedir. Aldatma hem kadın da hem erkek de aynı etki ve yıkıcı süreci doğurur. Birinde namus meselesi yapıp sonuçları cinayete kadar giden bir durum, diğerinde basitçe bir “erkektir yapar “ savunmasıyla geçiştirilemez. Aldatma Ortaya Çıkınca Ne Olur? Aldatma ilişkideki güven duygusunu son derece zedeler. Aldatılan kişi sadece bu ilişki yönünden değil, buna eşlik eden kandırmacalar ve yalanlardan dolayı da incinir. Güveni yeniden inşa etmek kolay değildir. Aldatan eşin basit bir özrü ve tekrar güvenilir biri olacağını söylemesi yeterli değildir. Güven iletişim ve deneyimler yoluyla yavaş yavaş oluşur. Aldatan birey aldatma ortaya çıkınca kendini savunma yoluna gidebilir. Bu durumda; inkar etme, kendini haklı gösterme, partneri suçlama gibi davranışlarda bulunabilir. Aldatan eş bu ilişkiyi yaşayarak sebep oldukları durum için sorumluluk almalıdır. Onların hareketleri güven yıkıcı ve eşlerinde sürekli tetikte olma durumu, şüphe duygusu yaratmaktadır. Aldatma aslında her iki eş içinde travmatik bir olaydır. Her ikisi de acı veren duygular yaşar, ilişkiyi kaybetme korkusu duyar ve daha önce keyif aldıkları ve normal karşıladıkları güven ve kesinlik duygusunu büyük ölçüde kaybederler. Gizli bir kayıpta her birerinin evliliğin başlarında sahip olduğu hayal ve izlenimlerin kaybıdır. Herkes bir ilişkiye başladığında, eşinin neredeyse mükemmel biri olduğunu ve hayal gibi evlilikleri olacağını düşünür. Aldatma çirkin bir gerçeklikle bu düşünceyi paramparça eder. Aldatılan eş artık istese de eskisi gibi olamayacak her an kaygı ve depresif bir duygu durumuna girecek bu da bireyin bazı kişilik bozuklukları yaşamasına sebebiyet verecektir. Aldatma Türleri Aldatma mutlaka fiziksel olmayabilir, duygusal ve zihinsel aldatmak da ilişkiye zarar verir. Günümüz şartlarında birçok aldatma yolu izlenebilmektedir; Birinin evine izinsiz girmeniz mümkün değilken bilgisayarda açılan bir pencereden rahatlıkla duygularının içine sızabilir ve zihinsel konuşmalarınızı mevcut ilişkinizi hiç riske atmadığınızı düşünerek karşı taraf izin verdiği ölçüde ilerletebilirsiniz. Karşınızdaki kişinin kişisel özelliklerini bilmeden öğrenmeden sırf bu gizliliğe kolay erişim bile sizi bu durum karşısında güvenilir hissetmenize neden olabilir. Evliliğindeki mutsuzluk ve hak ettiği değeri göremediğini düşünmek zihnin sınırları kaldırarak hayal kurmasına ve ihtiyaç duyduğu duyguları başkalarıyla yaşamaya başlamasına neden olur. Fiziksel olarak gerçekleştirememiş olsa bile bulduğu bu kaynak onu duygusal olarak tatmin edecek en azından daha iyi hissetmesini kolaylaştıracaktır. Duygusal olarak aldatma durumunu kadınlar erkeklere göre daha çok tercih ederler. Mükemmel bir cinsel ilişkiniz olsa bile farklılık veya daha fazla tatmin olma arzusu başka birlikteliklere göz kırpar. Elde etmek, hırs, özgürlük, özgüven gibi duygular bu yolla kendini gerçekleştirir. Yasak olması ise cazibesini daha da arttırır. Her gün elinin altında olandan ziyade kısıtlı anlarda görebileceği ve hissedebileceği daha yüksek bir tatmin duygusu verir. Erkekler bu tür ilişkilerinde duyguyu ön plana çıkarmadan cinsel ilişkiye girerken kadınlar cinsel ilişkiye girdiği kişiye bağlanmaya başlar. Bunlara ek olarak flörtözlük dediğimiz aslında ortada tam olarak bişey olamayan fakat hoşlanma yoluyla hissedilebilecek davranışları kapsar. Somut bir durum olmadığından birçok kişi bunu bir aldatma olarak görmez. Aldatma İlişkileri Nasıl Etkiler? Öncelikle aldatılan taraf için bir yıkım sürecidir. Bu deprem sonucu ortaya kendine güveni kalmamış, hayal kırıklığına uğrayan, bundan sonrasında neler olacağını düşünme yetisini kaybetmiş bireyin enkazı kalmaktadır. Bunun bir sonucu olarak; *Boşanma *Acı, üzüntü, Utanç ve intikam gibi duyguların oluşumu *Aile içi şiddet *Kıskançlık ve sürekli sorgulama *Çift kimliğinin kaybı *İlişki içinde yeni bir hiyerarşi oluşması *Cinsel yolla bulaşan hastalıklar HIV,HPV,HSV,VB. gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Aldatmanın Nedenleri Burada özellikle belirtmemiz gereken durum bireyin evlilikten beklentisi ve bu beklentilerini ne denli karşılayabildiğidir. Bu bağlamda birey içinde bulunduğu duygusal karmaşadan çıkmanın yollarını arayacaktır. Temel olarak aldatmaya sebebiyet veren durumlar; *Mutsuz evlilikler *Başka birine aşık olma *Sıra dışı cinsel istekler ve cinsel fanteziler *Andrapoz ve menapoz *Orta yaş bunalımı *Monotonluk ve yeni bir heyecan arayışı *İntikam alma ve kıskandırma arzusu *Narsistik ihtiyaçlar *Merak duygusu *Şehvetin çekimine katılma gibi belli başlı temel sebeplerden dolayı aldatma durumu ortaya çıkmaktadır. Aldatma İle İlgili Yanlış Bilinenler Her şeyden önce aldatma bir kişilik zafiyetidir. Bu zafiyet çiftlerin hayatı boyunca taşıyacağı izleri de beraberinde olarak aldatma ile ilgili birçok şeyi yanlış nedir bunlar ; *Öteki kişi daha genç, yakışıklı ya da güzel *Aldatma bir orta yaş krizidir *Sadece erkekler aldatır *Aldatma evliliği yıkar *Aldatma fizikseldir *Aldatma affedilemez *Sadece aldatılan acı çeker *Aldatma bir hastalıktır Tüm bunlar toplumda yaygın olarak kullanılan yanlışlardır. Hiçbir durum aldatmayı meşrulaştırmayacağı gibi aldatmayı affedilemez olarak da görmek temel bir yanlıştır. Çiftlerin sakin kalması, konunun sükunetle anlaşılıp yorumlanması bu durumda yapılacak en sağlıklı davranıştır. Aldatma Sorunu Aşılabilir Mi? Aldatma insanlığın varoluşundan beri var olan ve insanlığın yok oluşuna dek var olacak olan psikolojik bir olgudur. Pek çok çift aldatmayı “ilişkinin sonu” ya da “sonunun başlangıcı” olarak görür. Ancak aldatma nedeniyle terapiye gelen çiftlerin tamamına yakını ilişkilerine devam etmek istediklerinden “aldatma sorunun çözümü” için başvurmaktadır. Aldatma sonrası yardım isteyen çiftler için aldatma “sonun başlangıcı” değil, “yeni ve daha güçlü bir ilişkinin başlangıcı” olabilir. Kısacası bu duruma bir netlik getirmek gerekirse gerçekleşen durum aldatmanın kapsamına giriyorsa bu durum böyle devam etmelidir demek mümkün değildir. Özellikle ortada bir de çocuk varsa işin yıkıcı kısmı kendini çok daha net çevrenin etkisinden ve yapılan yorumların dışında kalıp doğru bir değerlendirme yapmak çok da kolay değildir. Bu konuda çiftler yaşadıkları içsel karmaşayı çözmek ve ilişkilerini düzeltmek adına uzman kişilerden destek almalı ve sorununu profesyonel yardım alarak çözmelidir. Sorun yokmuş gibi davranmak, susmak veya kabullenmek bu tip problemlerin katlanarak büyümesine ve bir müddet sonra çözülemez bir hale gelmesine neden olabilmektedir. Sağlıklı bir ilişkiden söz edebilmemiz için, çiftlerin ayrı ayrı birey olarak iyi olmaları temel bir koşuldur. Kişi birey olarak mutlu değilse, sorunlar yaşıyorsa ilişkisinde de olumsuz olarak bunu yansıtacaktır. Bu konuda 10 Adımda Mutlu Bir Yaşamı Keşfedin başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Ek olarak bireysel sorunlarınıza yönelik bir psikolog psikolojik danışman desteği alabilirsiniz. Tüm ilişki evlilik sorunlarınız ve cinsel sorunlarınıza yönelik Ankara’ da destek alabileceğiniz uzmanlar için tıklayınız. Tüm ilişki evlilik sorunlarınız ve cinsel sorunlarınıza yönelik Konya’ da destek alabileceğiniz uzmanlar için tıklayınız. Tüm ilişki evlilik sorunlarınız ve cinsel sorunlarınıza yönelik Antalya’ da destek alabileceğiniz uzmanlar için tıklayınız.
Aldatmak kadın ve erkek arasındaki ilişkinin en can yakan noktasıdır. Aldatmak; aldatan ve aldatılan olmak üzere iki taraflı bir eylemdir. İlişkilerin temelini sarsan adeta bir deprem etkisi yaratıp, her şeyin yolunda gittiği bir ilişkiyi dahi bitiren aldatma eylemi aldatılan bireyin mağdur olduğu ve izlerini uzun yıllar taşıdığı bir “partnerin onayı olmadan birincil ilişki dışında biri ile duygusal ve cinsel bir yakınlık paylaşmaktır. Herhangi bir yıl içinde evli çiftlerin birbirini aldatma oranı %2-4’ oranların içinde erkeklerin %50, kadınların ise %26’sının eşlerini aldattığı görülmektedir. Önceki ilişkilerinde eşini aldatmış bireyin daha sonraki ilişkilerinde de aldatma olasılığı 3 kat arttığı araştırmalar sonucu Aldatma/Aldatılma Evlilik sürecinde meydana gelebilecek temelde 2 travmatik olay söz konusudur. Bunlardan biri ölüm diğeri ise aldatma/aldatılmadır. Aldatılmanın sonuçları ilkinden daha tahrip edicidir. Çünkü bu ölüm gibi doğal bir oluşum değildir. Aldatılmayla ortaya çıkan depresyon ölüm nedeniyle oluşabilen depresyondan daha fazla hasar verir. Burada aldatılan bireyin durumu nasıl algıladığı, anlamlandırdığı büyük rol oynar. Aldatma/aldatılma 3 kişilik bir oyundur aslında. Bu dönemde aldatılan eşin rolü büyük önem aldatma konusu yıllardır var olan bir durumdur. Fakat burada dikkat çeken durum şudur ki erkeğin aldatmasıyla kadının aldatması farklı bakış açılarıyla ele aldatmasına “elinin kiri, erkek adam yapar, her gün bal yiyen bal dan usanır “gibi akıl ve mantık çerçevesine sığmayan erkek hegemonyasına dayalı yanlış bir hem kadın da hem erkek de aynı etki ve yıkıcı süreci doğurur. Birinde namus meselesi yapıp sonuçları cinayete kadar giden bir durum, diğerinde basitçe bir “erkektir yapar “ savunmasıyla Ortaya Çıkınca Ne Olur?Aldatma ilişkideki güven duygusunu son derece zedeler. Aldatılan kişi sadece bu ilişki yönünden değil, buna eşlik eden kandırmacalar ve yalanlardan dolayı da incinir. Güveni yeniden inşa etmek kolay değildir. Aldatan eşin basit bir özrü ve tekrar güvenilir biri olacağını söylemesi yeterli değildir. Güven iletişim ve deneyimler yoluyla yavaş yavaş birey aldatma ortaya çıkınca kendini savunma yoluna gidebilir. Bu durumda; inkar etme, kendini haklı gösterme, partneri suçlama gibi davranışlarda eş bu ilişkiyi yaşayarak sebep oldukları durum için sorumluluk almalıdır. Onların hareketleri güven yıkıcı ve eşlerinde sürekli tetikte olma durumu, şüphe duygusu aslında her iki eş içinde travmatik bir olaydır. Her ikisi de acı veren duygular yaşar, ilişkiyi kaybetme korkusu duyar ve daha önce keyif aldıkları ve normal karşıladıkları güven ve kesinlik duygusunu büyük ölçüde kaybederler. Gizli bir kayıpta her birerinin evliliğin başlarında sahip olduğu hayal ve izlenimlerin kaybıdır. Herkes bir ilişkiye başladığında, eşinin neredeyse mükemmel biri olduğunu ve hayal gibi evlilikleri olacağını düşünür. Aldatma çirkin bir gerçeklikle bu düşünceyi paramparça eş artık istese de eskisi gibi olamayacak her an kaygı ve depresif bir duygu durumuna girecek bu da bireyin bazı kişilik bozuklukları yaşamasına sebebiyet TürleriAldatma mutlaka fiziksel olmayabilir, duygusal ve zihinsel aldatmak da ilişkiye zarar verir. Günümüz şartlarında birçok aldatma yolu izlenebilmektedir;Birinin evine izinsiz girmeniz mümkün değilken bilgisayarda açılan bir pencereden rahatlıkla duygularının içine sızabilir ve zihinsel konuşmalarınızı mevcut ilişkinizi hiç riske atmadığınızı düşünerek karşı taraf izin verdiği ölçüde ilerletebilirsiniz. Karşınızdaki kişinin kişisel özelliklerini bilmeden öğrenmeden sırf bu gizliliğe kolay erişim bile sizi bu durum karşısında güvenilir hissetmenize neden mutsuzluk ve hak ettiği değeri göremediğini düşünmek zihnin sınırları kaldırarak hayal kurmasına ve ihtiyaç duyduğu duyguları başkalarıyla yaşamaya başlamasına neden olur. Fiziksel olarak gerçekleştirememiş olsa bile bulduğu bu kaynak onu duygusal olarak tatmin edecek en azından daha iyi hissetmesini kolaylaştıracaktır. Duygusal olarak aldatma durumunu kadınlar erkeklere göre daha çok tercih bir cinsel ilişkiniz olsa bile farklılık veya daha fazla tatmin olma arzusu başka birlikteliklere göz kırpar. Elde etmek, hırs, özgürlük, özgüven gibi duygular bu yolla kendini gerçekleştirir. Yasak olması ise cazibesini daha da arttırır. Her gün elinin altında olandan ziyade kısıtlı anlarda görebileceği ve hissedebileceği daha yüksek bir tatmin duygusu verir. Erkekler bu tür ilişkilerinde duyguyu ön plana çıkarmadan cinsel ilişkiye girerken kadınlar cinsel ilişkiye girdiği kişiye bağlanmaya ek olarak flörtözlük dediğimiz aslında ortada tam olarak bişey olamayan fakat hoşlanma yoluyla hissedilebilecek davranışları kapsar. Somut bir durum olmadığından birçok kişi bunu bir aldatma olarak İlişkileri Nasıl Etkiler?Öncelikle aldatılan taraf için bir yıkım sürecidir. Bu deprem sonucu ortaya kendine güveni kalmamış, hayal kırıklığına uğrayan, bundan sonrasında neler olacağını düşünme yetisini kaybetmiş bireyin enkazı kalmaktadır. Bunun bir sonucu olarak;*Boşanma*Acı, üzüntü, Utanç ve intikam gibi duyguların oluşumu*Aile içi şiddet*Kıskançlık ve sürekli sorgulama*Çift kimliğinin kaybı*İlişki içinde yeni bir hiyerarşi oluşması*Cinsel yolla bulaşan hastalıklar HIV,HPV,HSV,VB. gibi sorunlar ortaya NedenleriBurada özellikle belirtmemiz gereken durum bireyin evlilikten beklentisi ve bu beklentilerini ne denli karşılayabildiğidir. Bu bağlamda birey içinde bulunduğu duygusal karmaşadan çıkmanın yollarını arayacaktır. Temel olarak aldatmaya sebebiyet veren durumlar;*Mutsuz evlilikler*Başka birine aşık olma*Sıra dışı cinsel istekler ve cinsel fanteziler*Andrapoz ve menapoz*Orta yaş bunalımı*Monotonluk ve yeni bir heyecan arayışı*İntikam alma ve kıskandırma arzusu*Narsistik ihtiyaçlar*Merak duygusu*Şehvetin çekimine katılmagibi belli başlı temel sebeplerden dolayı aldatma durumu ortaya İle İlgili Yanlış BilinenlerHer şeyden önce aldatma bir kişilik zafiyetidir. Bu zafiyet çiftlerin hayatı boyunca taşıyacağı izleri de beraberinde olarak aldatma ile ilgili birçok şeyi yanlış nedir bunlar ;*Öteki kişi daha genç, yakışıklı ya da güzel*Aldatma bir orta yaş krizidir*Sadece erkekler aldatır*Aldatma evliliği yıkar*Aldatma fizikseldir*Aldatma affedilemez*Sadece aldatılan acı çeker*Aldatma bir hastalıktırTüm bunlar toplumda yaygın olarak kullanılan yanlışlardır. Hiçbir durum aldatmayı meşrulaştırmayacağı gibi aldatmayı affedilemez olarak da görmek temel bir yanlıştır. Çiftlerin sakin kalması, konunun sükunetle anlaşılıp yorumlanması bu durumda yapılacak en sağlıklı Sorunu Aşılabilir Mi?Aldatma insanlığın varoluşundan beri var olan ve insanlığın yok oluşuna dek var olacak olan psikolojik bir çok çift aldatmayı “ilişkinin sonu” ya da “sonunun başlangıcı” olarak görür. Ancak aldatma nedeniyle terapiye gelen çiftlerin tamamına yakını ilişkilerine devam etmek istediklerinden “aldatma sorunun çözümü” için sonrası yardım isteyen çiftler için aldatma “sonun başlangıcı” değil, “yeni ve daha güçlü bir ilişkinin başlangıcı” bu duruma bir netlik getirmek gerekirse gerçekleşen durum aldatmanın kapsamına giriyorsa bu durum böyle devam etmelidir demek mümkün değildir. Özellikle ortada bir de çocuk varsa işin yıkıcı kısmı kendini çok daha net çevrenin etkisinden ve yapılan yorumların dışında kalıp doğru bir değerlendirme yapmak çok da kolay konuda çiftler yaşadıkları içsel karmaşayı çözmek ve ilişkilerini düzeltmek adına uzman kişilerden destek almalı ve sorununu profesyonel yardım alarak çözmelidir. Sorun yokmuş gibi davranmak, susmak veya kabullenmek bu tip problemlerin katlanarak büyümesine ve bir müddet sonra çözülemez bir hale gelmesine neden olabilmektedir.
eşini başka erkekle hayal etmek psikoloji