🔫 Aile Içi Olumlu Ve Olumsuz Iletişim Örnekleri

Aileninolumlu model olması önemlidir.Çocuklar çok iyi birer gözlemcidir ve hayatlarında tanıdıkları ilk kişiler aileleridir. Bir video kamera gibi tüm davranışlarını kayıt ederler. Ailelerin bunun farkında olmaları gerekir.Çocuktan yapması beklenen davranışları anne babanın kendi davranışlarıyla örnek olması işi Etkiliailelerin özellikleri ve aile içi iletişim. 06.02-2014, 17:13. SERAFİM. Etkili ailelerin özellikleri ve aile içi iletişim. Bundan 100 yıl öncesinde bir İngiliz kolonist Avustralya kıtasına gider ve aborjinlerin yaşam tarzını inceler. Bu esnada karşılarına, kucağında kesesi olan ve kesesinde yavrularını taşıyan bir OlumluDisiplini Etkileyen Faktörler ve Aile Tutumu Disiplin; sözlük anlamıyla “kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü” olarak tanımlanmaktadır (Türk Dil Kurumu). Aileiçi iletişim kavramı, aile içinde bulunan bireyler arasındaki iletişim ve ilişkiyi ifade eden bir kavramdır. Bu nedenle bu kavramın iyi anlaşılması ve doğru kullanılması sonucunda aile içindeki iletişim ve ilişki iyileştirilebilmektedir. Etkili İletişimin Mesleki Yaşamdaki 10 Faydası. Patronoğluna çok sinirlendi ve Alihan senin bu sözlerin beni çok üzdü, lütfen Mert Ali'den özür dile, onun babası benim en iyi çalışanım, helal kazancı ile geçimini sağlayan onurlu bir insandı dedi. Senin bu olumsuz iletişim şeklin insanlarla aranın bozulmasına neden olur dedi . Teknolojininaile ve serbest zaman ilişkisi üzerine olumlu ve olumsuz etkilerinden söz etmek mümkündür. Teknolojik gelişmeler, çalışma saatlerinin kısalışında etkili olduğu gibi, ev AilelereÖneriler. · Çocuklarınızı dinleyin-gerçekten dinleyin, çocuğunuza onu anladığınızı hissettirin. · Evde huzurlu bir ortam oluşturun. · Çocuğunuzla yeterli ve kaliteli zaman geçirin. · Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin, koşulsuz sevgi gösterin, empati kurun ve ben dili kullanın. · Olumsuz davranışlarının Kuran´da Müslüman Aile ve Aile İçi İletişim: Tarih: 22/02/2015 Eğitim Konferansları Vakıf Yönetiminden Eğitimci Mutlu Tüfekçioğlu’nun sunmuş olduğu ‘Müslüman Aile ve Bireyleri Arasındaki İlişkiler’ konulu konferansı ile devam ediyor. Konferans Bekir Körük ‘ün okumuş olduğu Ku’ran ve Meali ile başladı. veiç etkilerini üretirken olumlu ya da olumsuz yan etkiler de üretir. Davranış her zaman, kötü sonuçtan önce iyi bir sonuç üretir. h. Neden ve sonucun bağlamsal olarak yakınlığı ve uzaklığı sistemin basitlik ve karmaşıklığı ile orantılıdır. i. Sistemler döngüler oluşturarak çalışırlar. Pta2. Buradan bakacak olursak bir ailenin içine doğan her çocuk için aile aslında hayata nasıl bakılacağının, nasıl algılanacağının öğrenildiği, nasıl iletişim kurulacağının öğrenildiği bir ilk okuldur aslında. Çünkü çocuklarımız doğdukları ilk aylardan itibaren evin havasını algılamaya başlarlar ve yavaş yavaş sindirerek, yaşayarak ilk derslerini alırlar. Kendilerine tembih edilenleri değil gördüklerini, izlediklerini çok daha kolay ve kalıcı birşekilde öğrenirler. Bu nedenle aileye bir çocuk katıldığında o birliktelik gerçek, esas bir aile olur ve anne - babaya bir çok sorumluluk çekirdek aile kurulurken eşlerden herbiri kendi köken ailelerinin davranışlarını,alışkanlıklarını, adetlerini, bakış açılarını ve iletişim kurma tarzlarını beraberlerinde getirirler. Yani hem kadın hem de erkek kendi bildikleri ve alıştıkları şekilde iletişime geçerler. İletişim derken şunu kastediyoruz; duygu ve düşüncelerini ifade ediş biçimleri, olaylara yaklaşımları yani genellikle olumlu mu yoksa olumsuz mu yaklaştıkları, sorunları nasıl çözmeye alıştıklarını ve erkek içine doğdukları aileleri farklı olduğu için haliyle yukarıda sayılanlara yaklaşımları da farklı olacaktır. İşte evlilikleri bitme ya da peşinden sürüklenme noktasına getiren hep bu algılayış farkları ve yaklaşım farklarıdır. Çoğu çatışma hep bu farklı bakış açıları yüzünden bir trafik akışı gibi düşünebilirsiniz mutlaka kural dışı davranışlar ve doğal olarak kazalar da olacaktır. Bunlara iletişim kazaları diyebiliriz. Yani olmaması mümkün değil. Burada asıl mesele çatışmaların nasıl çözüleceğini bilmek bu konuda kafa yormak. Bizim geleneksel yapımızda sorunları tartışarak çözmekten çok sesi en gür çıkan kişi kimse ,istemeden de olsa onun dediğini yapmak şeklinde çözülür. Daha doğrusu çözülmüş gibi yapılır, kısa bir süre kabullenilir ancak bu durumun yarattığı olumsuz duygular bir yere gitmez sadece hasır altı edilir bir yerlerde saklanır ancak o hasırın altının da belli bir kapasitesi vardır ve sonunda dolar artık hiçbirşeyi oraya süpüremez olursunuz. İşte ilişkideki bilinç altımız da böyle dolar ve doluluk sonucunda herkes kendi kişilik özelliklerine göre, mizaçlarına göre farklı tepkiler içe kapanır,Bazıları agresifleşir, bağırır, çağırır kırar döker,Bazıları bir aldırmazlık geliştirir, boşverci olur,Bazılarının sağlıkla iligili yakınmaları başlar, hastalık hastası olurlar,Bazılarının uykuları bozulur karamsarlaşırlar,Bazıları depresyona uzlaşılmayan her türlü çatışma, çözülmeyen her türlü problem zaman içinde birikir birikir ve bir müddet sonra çok rahatsız edici bir hale gelir. İfade edilmeyen olumsuz duygular Allahtan küçük patlamalar şeklinde ara ara açığa çıkar da ruh sağlığımızı korumamıza yardım eder. Bu küçük patlamalar emniyet sübabı bizim cephemizde böyleyken karşımızdaki kişi için de kocamız, çocuğumuz, kardeşimiz, iş arkadaşımız için de aynıdır, yani kısaca herkesin birbirinin anlayışına, hoşgörüsüne ihtiyacı bu noktada bazı iletişim kuralları devreye girerse sorunların çözümü biraza da olsa kolaylaşır .Mesela kural bir; doğru dinlemeyi bilmektir. Bırakın çocuğunuz üzüntüsünü, kızgınlığını, kıskançlığını anlatsın zehirini akıtsın. İnsanız hepimiz bu duyguları yaşarız. Onları olumsuz duygularından ötürü suçlamayın, ayıplamayın, yargılamayın sadece susun ve dinleyin ki onları duyabilesiniz, anlayabilesiniz. Duygularını onaylamıyor olabilirsiniz, onaylamanız gerekmez, o anda önerdiği şey anlattığı şey size çok saçma ve gerçek dışı geliyor da olsa dinleyin hm demek böyle hissediyorsun’ diyin ve anlatmasına fırsat verin. Zaten o büyük olasılıkla bu şekilde dinlendiğinde kendi hatalı fikrini kendisi farkedecektir. Bizler genellikle konuştuğumuz için , bol bol öğüt verdiğimiz için, yargıladığımız için dinlemiyoruz ve de gerçek sorunu gözden kaçırıyoruz .Neden böyle? Çünkü böyle gördük böyle öğrendik, sandık ki annelik-babalık öğüt vermekten ibaret yani’ ben nasıl olması gerektiğini anlatırsam çocuk da doğruları öğrenir ve yapar’ ama ne yazık ki öyle olmuyor. Çocuk sizin bizim söylediklerimizi değil yaptıklarımızı öğreniyor yani habire "oku oğlum" diyeceğimize elimize bir kitap alıp okursak, düzenli olarak dişimizi fırçalarsak, televizyon karşısında bütün geceyi geçirmeden sadece bilinçli olarak seçtiğimiz programları izlersek, yani model olursak, örnek olursak çocuklarımız zor bir iştir. Öğrenilmesi gereken ve de öğrenilebilen bir davranıştır. Öncelikle sabırlı olmak lazım, bir derin nefes alıp sorunun kime ait olduğunu iyi ayırt etmek lazım bunu anlamanın en kestirme yolu da mevcut durumun en çok kimi rahatsız ettiğidir, sorun onu sorunudur . Bu durum eşimizle olan çatışmalar için de geçerli .İşte tam bu noktada biraz sakin olmak sorun sahibini önyargısız bir şekilde dinlemek kızgınsak bile geri adım atmak gerekebilir , başka bir deyişle vitesi küçültmek gerekebilir. yani hangimizin derdi daha öncelikli ise ona anlayış gösterebilirsek çatışmalar yıkıcı olmaktan çıkar tam tersi öğretici ve yakınlaştırıcı olur yani böyle olumlu davranarak çocuğumuza bak işte sorun böyle bir yaklaşımla daha az kırıcı bir şekilde konuşulabilir mesajını vermiş olursunuz ki bu çok kıymetli bir derstir. KIrk saat anlatmaltan çok daha bazen çok öfkeli olduğumuzu hissettiğimizde sorunu o anda çözme telaşına kapılmadan bunu daha sonra konuşalım diyebilmek de çok önemlidir bizi büyük ve kırıcı kavgalardan korur. Böyle söyleyerek ortamı terketmek oda değiştirmek derin bir nefes almak öfke kontrolünü kural kendimizi doğru bir şekilde ben’ diliyle ifade edebilmektir. Çocuklarımıza neden hoşlanmadığımızı iyi bir şekilde ifade etmezsek, bilemezler. "Mesela sofrayı hazırlayıp çağırdığımda kısa sürede gelmenizi istiyorum".ya da " Herkes yemeğini bitirdikten sonra tabağını bardağını lavaboya götürsün" demezsek bunları yapmadıkları zaman onlara söylenmeye hakkımız olmaz. Çocuklar bunun bizim için önemli olduğunu onlardan bu davranışı beklediğimizi bilemeyebilirler, yani güzel bir şekilde bunu ifade etmek diğer kural ya da husus da çocuklara sınırlarımız olduğunu ailede kurallar ve sınırlar olmalıdır. Bu çocuklar için de çok güvenli ve faydalıdır küçük yaştan itibaren ailenin taviz vermediği tutarlı kuralları olursa, çocuklar da nerede nasıl davranacaklarını öğrenebilirler. Anne babaları nereye kadar esner nerede durmak gerekir bunları çocuklarımıza öğretmemiz onların da hayatını diğer kural duygulardan korkmayınZaten başımıza ne geldiyse korkmaktan geliyor. Yani sizin çocuğunuz da normal bir insan tabii ki kardeşini ya da arkadaşını kıskanacak tabii ki üzülecek, pişmanlık duyacak ,öfkelenecek. Hani dedik ya zehirini akıtsın diye az evvel evet zehirini akıtsın ki ,siz onları suçlamadan ayıplamadan dinleyin ki bu olumsuz duygular kalıcı hale gelmesin çocuğu kirletmesin. Mesela Kıskançlık , eskisi gibi sevilmeyecek beğenilmeyecek tercih edilmeyecek olma korkusundan kendini etkili bir şekilde ifade edemeyecek olmaktan yani yetersizlik korkusundan kaynaklanır. İşte biz bu kriz anlarını iyi bir dinleyici olarak asıl alt yazıyı okuyabilirsek kodlanmış mesajları anlayabilirsek asıl nedeni daha kolay bulabiliriz. Çünkü çocuklar konuşabilirlerse bize çok değerli ip uçları sorulması gereken ana soru şu benceNasıl dinleyelim ki çocuklarımız konuşsun?Nasıl konuşalım ki çocuklarımız dinlesin?Eğer bir sorun varsa çocuk tedirginse, suçluluk duyuyorsa, kendini kötü ve başarısız hissediyorsa orada öğrenme olmaz etkili ve kalıcı bir öğrenme ancak sorunsuz zamanlarda olur yani siz korkuttuğunuz suçladığınız çocuğunuza birşey öğretemezsiniz .Sadece daha kötü hissetmesine öfke duymasına sebep olursunuz .Başka bir deyişle kötü örnek olmuş ve birbirimiz için yapabileceğimiz en iyi şeylerden bir de olumlu geri bildirim vermektir yani gerçekten, samimiyetle beğendiğimiz bir davranışını, tavrını farketmek ve dile getirmektir."Bugün seçtiğin renkler sana çok yakışmış, "Bu sınava çok gayretle hazırlandın çok çaba gösterdin, aferin", "Yemek nefis olmuş eline sağlık" gibi gördüğümüz güzel davranışları da belirtelim ki çocuklarımız onlarda neleri beğendiğimizi de bilsinler ve o güzel davranışları ne biliyorsak, ne gördüysek onu yaparız ama artık bunu sorgulamanın zamanı geldi, yani genç anne babalar olarak çocuk yetiştirme işini hafife almadan yeni şeyler öğrenmenin iyi bir şey olduğunu biliyoruz. İster istemez anne babalarımız gibi de davranıyoruz. Bu kaçınılmaz, çünkü içimize işlemiş ama kısa bir süre sonra düşünüp, çocuğunuza davranışınızı yanlış bulduysanız da onu karşınıza alıp çok öfkeliydim o anda istemediğim gibi davrandım fazla tepki verdim üzgünüm oğlum-kızım’ demek de çok erdemli ve öğretici bir davranıştır. Gerektiğinde özür dilemeyi de bilmek iyidir. Hem çocuklardan hem eşten hem de bazen uzun sözün kısası hayatta sorunlar vardır, çatışmalar vardır bunlardan kaçınamayız. Asıl mesele nasıl onlara nasıl yaklaştığımız ve nasıl PSİKOLOG SEVTAP ÇAKMAKÇI Muharrem Okur “Günümüzde aile içi iletişimde önemli problemler yaşanıyor. Anne baba evlâdına İslâm terbiyesini verme konusunda yetersiz kalıyor. Ve maalesef bu yetersizlik kendilerine çoğu zaman pahalıya mal oluyor İleri zamanlarda çocuktan saygısızlık, huzursuzluk, sevgisizlik, şiddet olarak geri dönüyor. Oysa İslâm terbiyesini iyi almış bir çocuk aslında ilk iyiliğini anne babasına yapıyor. Ve aslında anne baba İslâm terbiyesini iyi verdiği çocuğu ile ilgili ilk mükâfatını böylece dünyada görüyor. Ne ekersen onu biçersin’ atasözü aile içinde dönüşümlü olarak hep yaşanıyor Anne babasına saygıda kusur etmeyen ve hizmetini esirgemeyen çocuk, kendi evlâdından da saygı ve hizmet görüyor. Anne babasına hainlik edenler ise, kendi evlâtlarından hainlik görüyor. Bu konuda geçmişte ve günümüzde yaşanmış pek çok örnekler var. Bu konuda bir atölye çalışmasına ihtiyaç var. Yani cemaatimizden ve okuyucularınızdan başlarından geçen, yaşanmış veya geçmişte yaşanılan iyi veya kötü örnekleri-–kötü örnekleri ismen teşhir etmeden—isteyip toplayarak bir format içerisinde yayınlasanız, konu ile ilgili âyet ve hadislerin yaşanmış tefsiri olarak önemli bir hizmete vesile olacağı kanaatindeyim. Ben şahsen gerekli desteği vermeye hazırım. Teşekkür ederim.” Aile içi iletişimin önemli bir huzur ve saadet kaynağımız olduğu bir vakıa. Çünkü insan olarak ilk dayanağımız ailemizdir. Gerek anne baba olalım; gerek çocuklar olalım; önemli bir saadet ve huzur kaynağımız, başarı kaynağımız, destek ve tesanüt kaynağımız, moral ve ahlâk kaynağımız ailemizdir. İlk sevincimizi ailemizle paylaşırız. İlk hüznümüzü ailemizle paylaşırız. İlk kazancımızı ailemizle paylaşırız. Ama gelin görün ki, toplum olarak kesinlikle maneviyât eksikliğimizden olacak; zaman zaman aile içinde normal tartışmanın ötesinde şiddet, vahşet, maddî manevî hak ihlâlleri ve çeşitli boyutlarda menfi tutum ve yaklaşımlar sıkça yaşanır oldu. Yani iletişim dediğimiz sihirli kaynaşma ve duygudaşlık yolunu kimimiz bazen, kimimiz çoğu zaman başaramıyoruz. Oysa özellikle aile içi iletişimi ciddî şekilde önemseyen bir dinimiz var. Öyleyse ya dinimizi bilmiyoruz veya bildiğimizi öğretemiyoruz. Ya da din yerine koyduğumuz başka değer yargılarımız var ve bu yargılarla bencilleşip çıkıyoruz. Zararını da kendimiz çekiyoruz. Oysa kayıtsız şartsız, anne ve babamıza iyilik yapmamız, anne ve babanın çocuklarına iyi terbiye vermeleri ve her konuda onlara âdil, şefkatli, saygın ve iyi davranmaları, onlara iyi örnek olmaları, bazen bir öpücük, bazen bir küçücük af ve bağışlama, bazen bir küçücük gülümseme dinimizin sevap değerini yüksek tuttuğu önemli emirlerindendir. Meselâ, şu hadislere bir göz atalım * “Anne ve babasını râzı eden Allah’ı râzı etmiştir. Anne ve babasını kızdıran Allah’ı kızdırmıştır.”1 * “Akşam rüyâ-yı sâdıkada gördüm ki, ümmetimden bir adam vardı ki, ölüm meleği ruhunu almak için gelmişti. Anne ve babasına yaptığı iyilikler geldi. Adamın kötü ölümüne mâni oldu ve ölümünün tehir edilmesine vesile oldu. Ümmetimden bir adam gördüm ki, mü’minlerle konuştuğu halde, onlar kendisiyle konuşmuyorlardı. Akrabalarıyla olan iyi ilişkileri geldi ve onlara hitâben, Bu akrabalarına iyilik ederdi’ dedi. Bunun üzerine onlar onunla konuştular. O da onlara karıştı.”2 * “Cennete girdim. Orada bir güzel okuma sesi işittim. Bu okuyan kim?’ diye sordum. Hârise bin Nu’man’ dediler. Hârise bin Nu’man annesine ve babasına iyilikleri sebebiyle bu makama ulaşmıştır. İşte anne-babaya yapılan iyilik böyledir. İşte anne-babaya yapılan iyilik böyledir. Kişiyi böyle yükseltir.”3 Nitekim Bedîüzzaman Hazretlerine göre dünyayı da isteyen, âhireti de isteyen, annesini ve babasını memnun etmelidir. Çünkü onları memnun ve razı etmek dünyada rızıkta bolluk ve bereket sebebidir; âhirette ise Allah’ın rızasına ermeye ve Cennete girmeye vesiledir. Onları kırmak ve rencide etmek ise, tek kelimeyle, dünyada ve âhirette hüsran ve felâket demektir! Allah’ın rahmetini ve merhametini isteyen, rahmetin birer hediyesi olan anne ve babasına muhakkak merhametli Bu konuda lehte veya aleyhte, olumlu veya olumsuz binlerce örnek yaşadığımız bir gerçek. Yaşadığımız bu örnekleri ismen teşhir etmeden yayınlamamız, konu ile ilgili İlâhî emirleri daha iyi kavramamıza hizmet edecektir şüphesiz. Muharrem Ağabeyin konuyla ilgili teklifine kulak vererek bu konuya bir elektronik posta adresi tahsis ettik “ailedeiletisim Bu e-posta adresine, olumlu olumsuz yaşadıklarınızı, geçmişte yaşanılanları, örnek iletişim tablolarını, örnek ve ibret alınacak sonuçları yazmanızı bekliyorum. Bu, sizlerle birlikte yapacağımız ortak bir çalışma olsun. Aile içi iletişimde önemli bir atölye çalışmasını sizlerle birlikte yapmaya ve yayına uygun olanları tasnif ederek ve siz istemediğiniz takdirde isim teşhir etmeden yayınlamaya biz hazırız. Duâ ve himmeti şahs-ı mânevîden, tevfik ve hidayeti Cenâb-ı Allah’tan isteyelim. Her şey hayır olsun, hayır için olsun, hayra dönük olsun! Dilerim, her adımımızın Rızâ-i Bari’de bir yeri ve bir değeri olsun! Dipnotlar 1- Câmiü’s-Sağîr, 3/3553. 2- Câmiü’s-Sağîr, 2/1456. 3- 2/2159. 4- Mektûbât, s. 252. Benzer konuda makaleler İletişim, bireylerin karşısındakini anlamasının herhangi bir yolunu içermekte, iki ya da daha çok insan arasında anlam yaratma süreci şeklinde tanımlanmaktadır İletişim, insanın sosyal bir varlık olarak yaşamasının temel koşullarından biri olup aynı zamanda, toplumsal işleve de sahiptir. Etkili iletişim, iletişim engellerinin ortadan kaldırıldığı veya mümkün olduğunca aza indirildiği, istenilen ve beklendik iletişim biçimidir. İnsanlar birbirleriyle iletişim kurmaya ihtiyaç duyarlar. Whirter ve Acar’a göre, iletişimi anlamada önemli olan birçok temel kavram vardır. Birincisi kişiler arası iletişimde her birey hem alıcı hem de verici rolündedir. İkinci olarak, bir kişinin bir noktada aldığı mesaj, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarına ve sonuç olarak da ne zaman, nerede kuracağı kararını etkiler Whirter ve Acar, 1984. Etkili iletişim için dinleme, kendini açma ve ifade etme becerileri çok önemlidir. Dinlemede etkili dinleme, empati kurarak dinleme, açıklıkla dinleme, farkında olarak dinleme önemli bir yer tutmaktadır. Ailede sağlıklı iletişimin varlığı, aile üyelerinin birbirlerini anlamalarını sağlar ve aralarında kuvvetli bir bağ oluşturur. Ayrıca çocuklara doğru iletişimi öğretir. Aile içi sağlıklı iletişimin varlığı, ailenin diğer kişilerle ilişkilerini de olumlu yönde etkiler. Bireycilik, bencillik, paylaşamama, öfke, yargılama, kötümserlik, yalnızlık duygusu azalır. Böyle bir ailede karşıdakini anlamaya çalışma, birlikte karar verme, hatalara karşı tolerans ve sevgi hâkimdir. Sağlıklı iletişimin var olduğu ailelerde tek bir otoriter güç olmaz. Bu güç uygun yer ve zamanda üyelerce paylaşılır. Sağlıklı iletişim kurabilen ailelerde kriz ve stres ile bağ etmek kolaylaşır11,12. Aile içi iletişim denilince akla ilk aşamada eşler arası etkileşim gelmektedir, sonrasında da ebeveyn çocuk arası iletişim önem arz etmektedir. Türk toplumunda gerek sosyal hayatta gerekse de iş hayatında karşılaştığımız problemlerin nedeni doğru ve sağlıklı iletişim kuramamaktan veya iletişimsizlikten kaynaklanır. Etkileşim sonucu sosyal ilişki kurulabilmektedir. Bireyin sosyal ilişkisi, aile ve arkadaşlarıyla olan bağı ve bu bağların yoğunluğunu ifade eder. Sağlıklı bir sosyal yaşam için aile dışındaki bireylerle de sosyal ilişkiler kurulması gerekir Genç, Taylan ve Ba2015. Aile içi iletişimdeki başarı düzeyi dışsal iletişim unsurlarını etkiler. Aile, toplumun en temel kurumu olması nedeniyle aile içi iletişim önem arz etmektedir. İletişimde üç temel öğeden bahsedilebilir. Bu sözlü, sözsüz ve yazılı iletişimdir Tarhan, 201453. Aile içindeki bireylerin tüm varlığı bizzat iletişimin kendisini oluşturmakta ve aile içi iletişim adını almaktadır. Çünkü sosyal bir organizasyon olan aile kendi içinde bir yapılanma oluşturmakta ve ilişkiler bu yapılanmaya göre anlam kazanmaktadır. Eğer kurduğumuz iletişim paylaşımcı, uzlaşmacı ve eşitlikçi bir durum alıyor ise aile içi ilişkilerin demokratik olduğundan söz edilir. Aksi durumda erkeğin sözünün geçerli olduğu ve ilişkilerin paylaşımcı olmayan bir biçim aldığı durumlarda ise ilişkiler hiyerarşiye dayanalı otoriter bir yapı sergiler. Bu durumda ayrışımcı ataerkil ilişkiler gelişir, iletişimin kurulması beklentilere dayanır ve iletişim dolaylı ve sözsüz bir biçim alır. Bu iletişim türü ilişkiyi zedeler ve sorunlu hale getirir. Örnek vermek gerekirse, babanın otoritesinin hakim olduğu ailelerde genellikle çocuklar babalarına isteklerini iletmek üzere annelerini devreye sokarlar. Bu durum, babaya saygıdan çok korkuyu ifade eder ve iletişimi dolaylı hale getirir. Çocuk, babayla iletişim kuramadığı gibi sevgisinden de mahrum kalacağından bu durum arzu edilir bir iletişim ve ilişki biçimi değildir. Aile içi iletişim eşlerin birbirleri arasında, annenin çocuğuyla veya çocuklarıyla, babanın çocuğuyla veya çocuklarıyla, çocuğun anne ve babasıyla, kardeşlerin birbirleri ile kurduğu iletişim olarak tanımlanabilir. Aile içi iletişim çocuğun kişiliğinin gelişiminde etkilidir. Cüceloğlu 2002’nun da belirttiği gibi, çocukluğunda değerli olduğu mesajını ailede alan çocuk kendinin değerli olduğuna inanır. Aile içi iletişimde çocuğun varlığının kabul edildiğini ona hissettirebilmek için çocuğun tüm duyguları olduğu gibi kabul edilmeli, çocuğun kendini olumlu bir varlık olarak algılayabilmesi için yakın çevresinden kendilik değerini destekleyici tavırlar görebilmesi, sınırlarına odasına, oyuncaklarına, kendine ayırdığı zamana o izin vermedikçe girilmemesi, sınırlarına girilecekse izin alınması, tercihlerine saygı gösterilmesi, bedeni üzerindeki haklarına saygı gösterilmesi, başarısızlıklarından çok başarılarına odaklanılması, istenmeyen bir davranışta bulunduğunda kişiliğinin değil davranışının eleştirilmesi gibi öğelere dikkat edilmesi gerekmektedir Önder, 2003. Aile içi iletişimde anne baba tutumları da etkili olmaktadır. Demokratik aile tutumunda çocuk tüm yönleriyle kabul edilir, çocuğa anne ya da baba yol gösterir, ama alacağı kararlar konusunda serbest bırakır. Aile içinde kurallar ve sınırlar herkes için ve hep birlikte belirlenir ve bu sınırlar içinde çocuk özgürdür. Kuralların mantıklı açıklaması yapılır. Aileyi ilgilendiren kararlar birlikte alınır. Baxter ve Akkor 2011 çalışmalarında ergenler ile diyaloglarda ebeveynin yapacağı konuşmada, konuyu açıkça belirlemesinin, hatta bir başlık koymasının ve açık gönüllülükle konuşmasının önemli olduğu sonucuna varmışlardır. Barbato ve arkadaşlarını 2003 çalışmalarında, etkili iletişim için kontrolcü bir tavır yerine ebeveynlerin çocukları ile kurdukları iletişim ortamının rahatlatıcı ve iletişim şeklinin sevgi dolu olması gerektiğini vurgulamışlardır. Çocukları dinlerken, bir ebeveynin gereksinimi olan en önemli yetenek empatidir. Empati bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır Dökmen, 1994. Gordon 1997 aile içi iletişimde emir vermenin, yönlendirmenin, uyarmanın, gözdağı vermenin, ahlâk dersi vermenin, öğüt vermenin, çözüm ve öneri getirmenin, nutuk çekmenin, yargılamanın, eleştirmenin, suçlamanın, aynı düşüncede olmanın, ad takmanın, alay etmenin, tanı koymanın, duygularını paylaşmanın, sorgulamanın, sözünden dönmenin, oyalamanın, konuyu saptırmanın iletişimi engellediğini belirtmektedir. Öztürk’ün 2006 ergenlerin aile içi iletişimleri ile duygusal sağlıkları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi çalışmasında ailelere verilen "aile içi iletişim eğitimi" ergenlerin duygusal sağlığının geliştirilmesinde önemli bir etmen olduğu bulunmuştur. Eşler arasında ise problemlerin nedenlerine bakıldığında pek çoğunun iletişimin sağlıklı olmamasından kaynaklandığı görülür. Bir eşin söylediğini diğer eş farklı algılar. Bu durumda çözecekleri sorunları çözemedikleri gibi üstüne yeni sorunlar çıkar. Eşler arasında etkili iletişimin olmamasının sebebi her bireyin kendi düşüncesini savunması ve bunu karşı tarafa kabul ettirmeye çalışmasıdır Örneğin; karı-koca bir konuyu tartışırken birisi diğerinin konuşmalarını dinlemek yerine kendi söyleyeceklerini düşünür. Bu durumda da eşinin söylediğini yanlış anlar ve aralarında yeni tartışmalar ortaya çıkar. Bir başka iletişimi olumsuz etkileyen faktör bireyin ya saldırgan ya da pasif olmasıdır Yani ya düşüncelerini bağırarak aşırı bir tepkiyle anlatır ya da pasif olmasından dolayı düşüncelerini net olarak ifade edemez. Bu durumda da karşısındaki birey onun düşüncelerini açık bir şekilde anlayamaz. Eşler arasında yaşanan iletişim problemlerini çözmek için çiftlerin ilişkilerindeki aksayan yönlerin olumlu olumsuz taraflarını konuşması gerekir Bunun için her iki tarafın en çok rahatsız olduğu konudan başlamak gerekir. Bireyler toplum içinde eşlerini eleştirmemeli ve gerek duydukları alanda eşlerinden yardım almaktan kaçınmamalıdırlar Eşler her konuda anlaşmaları gerekmediğini ve karşılarındaki bireyin farklı bir insan olduğunu kabul etmeleri gerekir. Bunların dışında eşler söyledikleri şeylerde tutarlı olmalı ve söyledikleri bir şeyi bir başka gün değiştir memelidirler. Ayrıca eşler birbirlerine geri bildirimde bulunmalıdırlar. Karşılarındaki kişinin düşüncelerini anlayıp anlamadıklarını test etmelidirler. İnternet ve sosyal paylaşım sitelerinin bu günlerde sıkça kullanılması, sayısız yararlarının yanı sıra, aile fertlerinin bir birinden uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Nitekim aile fertlerinin fiziki olarak yan yana ve bir çatı altında olmasına rağmen, aile bireyleri arasında duygusal bağlar ve derin manevi ilişkiler yok olarak aradaki mesafeler artıyor; böylece aile bireyleri arasındaki samimi, içten ve duygusal konuşmalar bile yerini sosyal paylaşım sitelerinin kullanılmasına bırakıyor. Tabi ki aile üyeleri arasında duygusal ve manevi mesafelerin oluşması, aileye verdiği hasarların diğer olumsuz etkilerinin yanı sıra, aile temelinin sarsılması, duygusal boşanmalar, aile fertleri arasında samimiyetlerin silikleşerek yok olması ve de kuşaklar arasında ayrımların yaşanmasına sebep olmaktadır. Uzmanlar aile içi şiddet olaylarının bir çoğunun, aile çerçevesinde doğru etkileşim ve gönül birliği, diyalog ve ilişkilerin olmamasından kaynaklandığı görüşündeler. Bu konulara göre, aile yapısı ve sağlığına karşı sosyal paylaşım sitelerinin tehditlerini en aza indirgeme çalışmaları kaçınılmaz görünür. Bizler de bu programda konu hakkına bazı noktalara değinmek istiyoruz. Sanal ortamda ilişkilerin gelişmesi ile aile bireyleri arasındaki ilişkiler soğumaya başladı. Aile ilişkilerinin soğumasının, aile bireyleri arasında farklı yaşam tecrübelerinden kaynaklandığı söylenebilir. Artık ebeveynler ve evlatları sahip oldukları tecrübeler veya sorunlarını, evin ortak fiziki, duygusal, bilgi ve eğlence ortamında daha az paylaşıyorlar. Duygusal ve düşünce ortaklıklarının azalması, onların görüş ayrılıkları ve farklılıklarını daha da arttırıyor, dolayısı ile aile bireylerinin her biri, yaşamı ve hayatı, kendi bakış açısından yorumluyor ve istediği farklı yolu seçiyor. Çiftler arasındaki ilişkilerin soğuması ve yanlış anlaşılmaların artması, boşanmaların yaşanması ise sosyal paylaşım sitelerinin negatif ve olumsuz etkilerinden bazılarıdır. İlişki ve diyalog kurmak, bilgi paylaşımı ve etkileşim, insanın temel ihtiyaçlarındandır. Diyalog ile aile yapısının güçlenmesi ve sıcak ortamın oluşmasındaki etkisi, bireylerin sevgilerini, samimiyetlerini ve dargınlıklarını açıklamak için bir fırsattır; üstelik aile üyeleri arasındaki mesafeleri de azaltır. Üyeleri bir biri ile konuşmayı seven ve bir ortamda bulunmaktan zevk alan bir aile güçlüdür. Bu ailelerin üyeleri ev ortamında birbirleri ile en az gerginliği yaşar ve dolayısı ile başarılı evlatlar yetiştirir. Fakat bizim gelişmekte olan toplumumuzda yaşanan toplumsal gelişmeler sayesinde ebeveynlerin evin dışında çalışması gibi bir çok sebepten dolayı, aile bireyleri daha az birbirinin yanında hazır bulunuyor ve böylece bir birine daha az zaman ayırabiliyor, tabi ki bu eksikliği gidermek için çeşitli yollara başvuruyor ki bunlardan biri de sanal ortama sığınmaktır. Sosyal paylaşım siteleri en ucuz, en kolay erişilebilen sistemlerdir, bu yüzden kullanıcılar için çok çekici gelen bu yeni teknoloji, toplumdaki bağlantı ve ilişki eksikliğini gidermek için kullanılıyor. Aileler ev ortamında kaliteli diyaloğun zaruretini ciddiye almalı. Ebeveyn bu bağlamda bizzat örnek oluşturmalı, aile içinde konuşmak için belirli bir program ve zamana bağlı kalmamalı, evlatları ile çeşitli günlük konularda konuşmalıdır. Samimi diyalog ve konuşmalar, aile bireyleri arasında samimiyet ve sevgiyi pekiştiren önemli etkenlerdendir, fakat bu da diyalog becerilerinin geliştirilmesi ve diyalog kalitesinin dikkate alınmasına bağlıdır. Aile mahkemelerinde boşanma ile sonuçlanan vakıalarda, evliliklerin ilk 3 yıllık döneminde boşanmaların büyük bir oranı, sosyal paylaşım sitelerinin yayılması ve ailelere önemli oranda nüfuz etmesi nedeni ile gerçekleşmiştir. Uygun eşin seçilmemesi, ailelerdeki en önemli ihtilaf nedenidir ve gönül birlikteliğinin kurulmasında yaşam becerilerinin zayıf olması da ikinci dereceden ihtilafların yaşanmasına sebep oluyor. Yaşam tarzının değişmesi nedeni ile duygusal bağların kurulmasındaki beceriksizlik ve bu yüzden doğan anlaşmazlıklar, sosyal paylaşım sitelerinin cep telefonları ile birlikte hayatımıza sızmasına sebep olmuştur. Tabi bu olaydaki kültür eksikliği de bir çok sorunu beraberinde getiriyor.

aile içi olumlu ve olumsuz iletişim örnekleri