🪼 Basit Usul Kira Haddi Brüt Mü Net Mi
Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, (hakları kiraya verenler hariç) kira gelirlerinden istisna tutarını düştükten sonra kalan tutarın % 15’i oranındaki götürü gideri, gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilirler. · Ancak, bu usulü seçen mükellefler iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.
Basitusul düşük gelir grubuna tabi olan küçük bakkal, terzi, kasap gibi küçük sanat ve ticaret erbaplarını kapsar. Basit usul mükellefleri defter tutmazlar. Diğer taraftan basit usul mükellefleri geçici vergi vermez ve KDV Kanunu'nun 17/4 maddesi uyarınca satışları KDV'den istisnadır.Mar 13,
MedeniUsul Hukuku 485; Ticaret Hukuku 438; En Çok Okunanlar; Soru Sor; İletişim; Karar Ara. Alacağın Net Mi Brüt Mü Olduğunun Belirlenmesi 15-01-2022 - 636. Alacağın Net Mi Brüt Mü Olduğunun Belirlenmesi Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi.
da de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır. 14. Milli ve dini bayramların adları büyük harfle başlar : Bayram niteliği kazanmış günlerin adları da büyük harfle başlar : Anneler Günü, Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı. Ancak genel nitelikteki günlerin, haftaların, mevsimlerin, kurultay, bilgi
Götürügider yöntemini seçen mükellefler, (hakları kiraya verenler hariç) kira gelirlerinden istisna tutarını düştükten sonra kalan tutarın % 15’i oranındaki götürü gideri, gerçek giderlere karşılık olmak üzere indirebilirler. Ancak, bu usulü seçen mükellefler iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.
Asgariücret aylık brüt 2.943 TL olarak hesaplanmaktadır. Net asgari ücret ödemesi 2,324.71TL, işverene maliyeti ise 3,458.03TL olmaktadır. Ülkemizde ücret ödemeleri %15 ile başlayan artan oranlı gelir vergisine tabidir. Konuyla ilgili diğer gelişmeleri de sizlere duyurmaya devam ediyor olacağız.
Mühür . ve İmzalar 5. Ana sözleşmede bir mukaveleye konan ayni mühür bulunmalı ve ana sözleşme kurucu üye tarafından imzaya tanıklık yapacak olan en az bir kişinin önünde imzalanmalıdır. limited şirketin teklifle ilgili paylar veya tahviller için aldığı veya alacağı bedelin net miktarı; ve (b) sözkonusu pay veya
Diğertaraftan, B firması A işletmesine yaptığı satışlara ilişkin olarak 2021/Kasım dönemi Form Bs bildiriminde elektronik ortamda oluşturduğu belgeyi dikkate almayacak, elektronik ortamda ve kâğıt ortamında düzenlenen belgelerin KDV hariç toplam tutarlarının 5.000 TL’yi geçmesi nedeniyle, sadece kâğıt ortamında düzenlediği 2 adet belgeyi, KDV hariç toplam
Nocategory MÜKELLEF HİZMETLERİ USUL GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
wrfk. BASİT USULDE VERGİLENDİRİLECEK MÜKELLEFLER Gelir vergisine tabi olan ticaret ve sanat erbabı, kazancın tespit usulü bakımından ikiye ayrılmaktadır. Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar. Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar. Basit usulde ticari kazanç; bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Basit usulde vergilendirme kapsamında bulunan mükelleflere, gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden farklı bir takım kolaylıklar sağlanmıştır. Basit usulde vergilendirmenin sağladığı kolaylıklar şunlardır Kazancı basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından defter tutulmaz, Vergi tevkifatı yapılmaz, ayrıca muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmez, Geçici vergi beyannamesi verilmez ve geçici vergi ödenmez, Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden istisnadır, Ticari kazancın tespitinde amortismana tabi iktisadi kıymet alışları ve satışları dikkate alınmaz, Ticari kazançlarına yıllık TL kazanç indirimi yapılır, Genç girişimcilere ilişkin TL’lik kazanç istisnasından yararlanabilirler Bu istisna ile TL’lik kazanç indiriminden birlikte yararlanılamaz, Engellilik indiriminden faydalanabilirler, Vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan %5 oranındaki vergi indiriminden yararlanabilirler. Alınan ve verilen belgelerin kayıtları “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” düzenlenen meslek odası veya meslek mensupları aracılığıyla Defter-Beyan Sistemi üzerinden tutulur. Basit Usule Tabi Olmanın Şartları Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartları Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde, iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz. İşyeri mülkiyetinin iş sahibine ait olması halinde emsal kira bedeli, kiralanmış olması halinde yıllık kira bedeli toplamı; büyükşehir belediye sınırları içinde 2019 takvim yılı için TL’yi aşmamak 2020 takvim yılı için TL* diğer yerlerde 2019 takvim yılı için TL’yi aşmamak 2020 takvim yılı için TL* 3. Ticari, zirai veya mesleki faaliyetler dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamak. Basit Usule Tabi Olmanın Özel Şartları Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımları tutarının 2019 takvim yılı için TL’yi aşmaması 2020 takvim yılı için TL*, veya yıllık satışları tutarının 2019 takvim yılı için TL’yi aşmaması 2020 takvim yılı için TL*, 1 numaralı bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hâsılatının; 2019 takvim yılı için TL’yi aşmaması 2020 takvim yılı için TL*, 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde, yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının; 2019 takvim yılı için TL’yi aşmaması 2020 takvim yılı için TL*, gerekmektedir. Kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler Milli Piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kâr hadleri emsallerine nazaran bariz şekilde düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için, 1 ve 3 numaralı sıralarda yazılı hadler yerine ilgili Bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek alım satım hadleri uygulanır. Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapan mükelleflerin 2020 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için alış, satış veya hasılatlarının tarihi itibariyle 310 Seri Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir. Örnek 1 Bartın ilinde öteden beri manavlık faaliyetinde bulunan ve basit usulde vergilendirilen Mükellef A’nın bu faaliyeti dolayısıyla 01/01/2019 – 31/12/2019 tarihleri arasında yapmış olduğu alımlarının tutarı TL, satışlarının tutarı TL’dir. Mükellefin işyeri kira tutarı ise 01/01/2019 tarihi itibarıyla yıllık TL’dir. 2019 yılında basit usule tabi mükellefler için belirlenen yıllık alım haddi TL, yıllık satış haddi TL, kira bedeli ise TL’dir. Buna göre; manavlık faaliyetinde bulunan Mükellef A’nın yıllık alım, satım tutarı ile kira bedeli, belirtilen sınırları aşmadığından dolayı 2020 yılında da basit usulde vergilendirilmeye devam edecektir. * 2020 yılında beyanname verecek olan mükellefler 2019 takvim yılı için geçerli olan tutarları esas alacaklardır Kaynak İSMMMO Yasal Uyarı Bu içerikte yer alan bilgi, görsel, tablolar, açıklama, yorum, analiz ve bir bütün olarak içeriğin tamamı sadece genel bilgilendirme amacıyla verilmiştir. Kişi veya kuruma özel profesyonel bir bilgilendirme ve yönlendirmede bulunma amacı güdülmemiştir. Konu ile benzerlik gösterse de her işletmenin kendi özel şartları nedeniyle farklı durumları olabilir. Bu nedenle, bu yazıda belirtilen içerikte yola çıkarak işletmenizi etkileyecek herhangi bir karar alıp uygulamaya geçmeden önce, uzmanına danışmanız menfaatiniz gereğidir. Muhasebenews veya ilişkili olduğu kişi veya kurumlardan hiç biri, bu belgede yer alan bilgi, tablo, görsel, görüş ve diğer türdeki tüm içeriklerin özel veya resmi, gerçek veya tüzel kişi, kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılması sonucunda ortaya çıkabilecek zarar veya ziyandan sorumlu değildir.
Her ne kadar genel kural olarak bir hukuki ilişkiden gelir elde eden kişinin vergi ödeme yükümlülüğü bulunsa da; işyeri kiralarında bu borç, mal sahibi adına kiracı tarafından yerine getirilebilmektedir. Bu bağlamda işyeri kiralarken kira stopajı çıkıp çıkmayacağı, bunun ne zaman ve hangi bedel üzerinden ödeneceği, ne zaman beyanname verileceği gibi hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Kira stopajına ilişkin hukuki sorularınızda alanında uzman avukatlarımıza ulaşabilirsiniz. İlgili Konu Başlıkları Kira StopajıKira stopaj hesaplama Kira stopaj oranı Stopaj Nedir? Esasında vergi toplama sürecini yürütmek, devlet için masraflı ve çetrefilli bir iştir. Normal şartlarda işyerini kiraya veren; gerekli şartları sağlıyorsa gelir vergisi ödemekle mükellef olsa da, devletin mesela gerçek kişi işyeri sahiplerini teker teker tespit etmesi, ihtarda bulunması, tahsil etmesi gibi prosedürler zorlayıcıdır. Bu sebeple kamu otoritesi, mal sahibinin ödemekle mükellef olduğu gelir vergisini halihazırda vergi mükellefi olan işletme sahibi kiracılardan %20 oranında stopaj olarak peşinen tahsil ederek bu zorluğun üstesinde gelmeyi arzulamaktadır. Bu sistemde alınan stopaj brüt kiranın %20’si olsa da mal sahibinin o yıl ödemesi gereken gelir vergisi daha fazla veya daha az olabilir. Bu yüzden ödenen gelir vergisi ile stopaj yıl sonunda mahsup edilir. Dolayısıyla stopaj; işyeri sahibi adına kiracıdan alınan gelir vergisi avansı olarak tanımlanabilir. Kimler Kira Stopajı Ödemekle Mükelleftir? Öncelikle belirtmek gerekir ki stopaj; gerçek kişi, dernek ve vakıflardan kiralanan işyerleri içinsöz konusudur. Bu bağlamda bir işyeri örneğin bir anonim şirketten kiralanmışsa, bu durumda kiracı stopaj değil KDV ödeyecektir. Ancak KDV bu yazının konusu olmadığından detaylı bilgi için “Kirada KDV ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Ayrıca kiralanan yerin işyeri olarak kullanılacak olması da stopaj uygulamasının olup olmadığını belirlemek adına kritik bir konumdadır. Bu kapsamda ticaret şirketleri, dernekler, vakıflar, kamu iktisadi teşekkülleri, ticaret ve serbest meslek erbabı gibi kişi/kurumlar stopaj ödemekle mükelleftir. Ancak bu kişiler yalnızca ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında kiraladıkları yerler için stopaj ödemekle mükellef olup örneğin bir avukat, ailesiyle oturmak için kiraladığı gayrimenkul için stopaj ödemez. Hatırlatmak gerekir ki bir kiracı; eğer basit usulde vergilendirilen bir gelir vergisi mükellefi ise; kiraladığı işyeri için stopaj ödeme yükümlülüğü altında değildir. Stopaj oranı brüt kiranın %20’si; net kiranın ise %25’idir. Bu doğrultuda taraflar kirayı aylık net 1000 TL olarak kararlaştırmışlarsa 1000 TL işyeri sahibine, 250 TL ise stopaj olarak devlete ödenecektir. Ancak kira brüt üzerinden aylık 1000 TL olarak anlaşılmışsa bu durumda işyeri sahibine 800 TL, devlete ise 200 TL ödenecektir. İşyeri Sahibi Kira Stopajını İade Alabilir mi? Yukarıda da değinildiği üzere kiracı tarafından ödenen stopaj; kiraya verenin gelir vergisi borcuna mahsuben ödenmektedir. Bu bağlamda örneğin bir yıl boyunca kendisi için TL stopaj ödenmiş bir işyeri sahibinin, yıl boyunca TL gelir vergisi ödemekle mükellef olduğu ortaya çıkmışsa ilave olarak TL gelir vergisi ödemesi gerekecektir. Ancak aynı mal sahibine çıkan gelir vergisi TL ise; kendisi için fazladan ödenmiş TL’yi iade alma hakkına sahip olacaktır. İşyeri sahipleri ne kadar gelir vergisi ödemeleri gerektiği konusunda “gerçek gider” ve “götürü gider” usullerinden birini tercih edebilir. Kira stopajına ilişkin hukuki sorularınız için uzman avukatlarımızla her zaman iletişime geçebilirsiniz. Toparlamak gerekirse; işyeri kiralayacak olanlar, işyerini kimden kiralayacaklarına ve anlaşılan bedelin net mi brüt mü olduğuna dikkat etmelidirler. Zira net kiranın %25’i kadar olan kira stopajı, taraflar için ciddi bir maddi yük teşkil etmektedir. Eğer taraflar arasında anlaşılan bedelin net mi brüt mü olduğuna yönelik bir belirsizlik mevcutsa, meselenin o bölgedeki ticari teamüller uyarınca çözülmesi gerekmektedir. KİRA STOPAJI YARGI KARARLARI Kira stopaj oranı İstemin Özeti Tuğla imalatı işiyle uğraşan davacının Mayıs-Aralık/ 1993 dönemlerine ilişkin işyerine ödediği kiradan dolayı muhtasar beyanname vermemesi nedeniyle ikmalen salınan gelir kira stopajı vergisi ile kesilen kusur cezasına karşı açılan davayı davacı dava dilekçesinde, kiraladığı işyerinin … Kardeşler Kolektif Şirketine ait Blok Tuğla Fabrikası olup bu fabrika şirketin aktifine kayıtlı bulunduğundan şirketin kiralama ile elde ettiği kazancın gayrimenkul sermaye iradı olmayıp ticari kazanç olduğunu, bu tür iratların ticari kazancın tesbitine müteallik hükümlere göre hesaplanması ve kira stopajına tabi olmaması gerektiğini iddia etmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine göre yükümlünün stopaj beyannamesi vererek vergisini ödemesi gerektiği, davacının aksi yöndeki iddialarının vergi dairesi ile mülk sahibi olan şirket arasındaki mükellefiyete ilişkin olduğu, fabrikanın, kiralayan şirketin aktifinde kayıtlı olup, elde ettiği kazancın ne nitelikte olduğu kiracının gelir kira stopajı vergisi beyanında tutunmasına engel teşkil etmediği, bu nedenle yapılan cezalı tarhiyatta yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden Manisa Vergi Mahkemesinin gün ve E1994/398. K1994/902 sayılı kararının fabrika işletmenin aktifine kayıtlı olup elde edilen kira Gelir Vergisi Kanununa göre ticari kazanç sayılacağından vergi tevkifatına tabi tutulmaması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi Şahnaz Gerek. Düşüncesi ………. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı ………. ………. Yılmaz Çimen. Düşüncesi ………. İleri sürülen bozma nedenleri. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan vergi mahkemesi kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Manisa Vergi Mahkemesinin gün ve E1994/398. K1994/902 sayılı kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, gününde oyçokluğuyla karar verildi. AYRIŞIK OY. Uyuşmazlık, kolektif şirketin aktifine kayıtlı taşınmazın fabrikanın kira bedelinden kira stopajı kesintisi yapılıp yapılmayacağı hususundan kaynaklanmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde; maddede sözü edilen mal ve hakların ticari işletmeye dahil bulunması halinde bunların iratlarının ticari kazancın tesbitine müteallik hükümlere göre hesaplanacağı, kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanunun 94. maddesinde ise elde edilen ticari kazançtan vergi kesintisi yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan maddenin 3. bendi hükmü hariç. O halde, gayrimenkul sermaye iradı niteliğinde olmayan ve ticari kazanç hükümlerine göre değerlendirilen bir kazançtan vergi kesintisi yapılacağı yönünde mahkemece verilen kararda isabet görülmediğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile aksine verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. Kira Stopajı Kesintisi Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine; bu işle ilgili dosya mahallinden daireye tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü Toplanan delillere, tarafların iddia ve müdaafasına ve kararın gerekçesine göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak İşyeri kiralarında, kiracı Gelir Vergisi Kanununun tarihinde yürürlüğe giren 2361 sayılı Kanunla değişik 94. maddesi gereğince istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdur. Bu tevkifatın nisbeti aynı Kanunun 105. maddesine göre kira bedelinin % 25’i dir. Kiracılar Vergi Usul Kanununun 11. maddesi gereğince kesmeğe mecbur oldukları bu vergiden dolayı sorumludurlar. Bu duruma göre işyeri olarak kiralanmış yerler için kiralayanın isteyebileceği kira parası gelir vergisi için tevkif edilecek paydan arta kalandır. Borçlu kiracının, işyerinin başlayan son yıl kirasının gelir vergisinden dolayı vergi dairesine karşı sorumlu olduğu düşünülmek ve tevkif edeceği vergi saptanıp, saptanacak miktar üzerinden itirazın kaldırılması isteği reddedilmek gerekirken takip edilen alacağın tümü için icranın devamını sağlayacak biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, temyiz olunan merci kararının bu nedenle 366. ve 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, gününde, oybirliği ile karar verildi. Kira Stopajı Hesaplama Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi K1 tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Karar 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlerle davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasaya tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tesbitini istemiştir Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır. Kira stopajına yönelik yapılan incelemede davacının tarihleri arasında Ziraat Odası’na kayıtlı olduğu, Tarım Kredi Kooperatif kaydının olmadığı, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, Ziraat Bankası’ndan kredi alıp almadığının araştırılmadığı, 4 adet tarlasını ve tarihleri arasında kiraya verdiği bu hususun Muhtarlık köy karar defterine işlendiği, 2003 yılında üç defa DGD geliri aldığı, muhtar ve tanıkların davacının tarımsal faaliyette bulunmadığı şeklinde beyanda bulundukları, tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilip tarihinde SSK lı çalışması nedeniyle sigortalılığının durdurulup tarihinde yeniden başlatıldığı, olayın kira stopajı ile ilgili olmadığı, tarihine kadar aralıklı prim ödemesinde bulunduğu, tarihleri arasında SSK. zorunlu sigortalılığı, tarihinde SSK isteğe bağlı sigortalısı olduğu görülmektedir. Toplanan bu delillerden davacının tarihinden sonra sigortalılık şartlarını taşımadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; tarihinde kabul edilen ancak sosyal güvenlik ile ilgili yasaların yürürlüğe girdiği andan itibaren hukuksal sonuçlarını doğuracağı, dolayısıyla devam eden tamamlanmamış uyuşmazlıklarda uygulanması gerektiği ilkesinden hareketle 5458 sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile 2926 sayılı Yasa’nın 4/c maddesinde düzenlenen ” yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 16 yaşından büyükler için tesbit edilen asgari ücret tutarından az olduğunu beyan eden veya belgeleyenler ” in sigortalı sayılmayacaklarına ilişkin hükümde dikkate alınarak davacının tarihinden sonraki zirai gelire ilişkin vergi kaydı getirilerek çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kira stopajıyla ilgisiz hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan kira stopajına ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Kira Stopajı Nasıl Hesaplanır? Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının tarihli ve 10 ay süreli, yenilenen hasılat kira sözleşmesi ile davacılara ait turistik tesisin kiracısı olduğunu, sözleşmede kira bedelinin geçmiş yıllar bakiyesi de içinde olmak üzere net TL ve kira parasının ilkinin TL’sı olarak tarihine kadar, diğerlerinin ise belirlenen taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını; İlk taksidin ödenmemesi üzerine sözleşmenin 14. maddesinde düzenlenen muacceliyet şartı gereğince kira alacağının tamamı üzerinden tarihinde başlatılan icra takibine davalının ödeme yaptığını belirtmek suretiyle itiraz ettiğini ancak kira parasına dahil olan gelir vergisi tevkifatının gerçek miktar ile yapılıp yapılmadığının bilinmediği gibi, davalının aboneliği üzerine almadığını ve kullandığı suyun bedelini tam ödemediğini bu nedenle yapılan ödemelerin bir kısmının bu borca ve eklentilerine sayıldığını, icra takibine sebebiyet vermekle bakiye alacak ile icra takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle dava açılmasının zorunlu olduğunu beyanla davalının itirazının iptaline, takibin TL asıl alacak ile icra takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden devamına; Duruşmada ise takipten sonra yapılan ödeme neticesinde TL alacaklarının kaldığını bildirerek bu miktar üzerinden takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Kira stopajına dair Davalı vekili ise; müvekkilinin ödemede bulunduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen kira alacağı dışındaki alacak kalemleri için bu dosya üzerinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının kira alacağı dışında alacaklı olduğunu iddia ettiği herhangi bir konuda ayrıca yasal yollara başvurma zorunluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının kalan TL asıl alacak yönünden davasında haklı bulunduğu anlaşıldığından bahisle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline, TL asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu noktada Taraflar arasında başlangıç tarihli ve 10 ay süreli kira sözleşmesinin düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede, kiralanan turistik tesise ilişkin yıllık kira bedeli net TL, geçmiş yıllardan bakiye kira alacağı ise TL olarak belirlenmiş olup, toplam TL’nin taksitler halinde belirtilen vade ve tarihlerde ödeneceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin hususi şartlar 14. maddesinde ise kira bedeli taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde tüm kira bedellerinin muaccel hale geleceği ve kira stopajının iadesi kararlaştırılmıştır. Davacı bu sözleşmeye dayanarak Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2013/900 E. sayılı takip dosyasıyla 18/04/2013 tarihinde başlattığı icra takibinde; sözleşme gereği muaccel olan TL kira bedeli ile TL işlemiş faiz toplamı TL alacağının tahsilini talep etmiş, davalı süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; tarihinde TL ödeme yaparak iki takside ilişkin olan ve tarihli senetlerini geri aldığını, diğer senetlerini ve kira stopajını da günü gelince ödeyip alacağını beyan etmiştir. tarihinde açılan işbu davada takibe konu kira bedellerinin ödendiği ancak ödenen bedelin bir takım alacağa ilişkin mahsup edildiğinden bahisle bakiye TL yönünden itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak takibe konu alacağa yönelik yapılan ödeme, takip konusu edilmeyen başka bir alacağa mahsup edilemez. Mahkemece yapılacak iş, davacılara ait hesap kayıtlarının getirtilerek takibe konu alacağın ödenip ödenmediği hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu aldırmak suretiyle araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi iken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kira geliri istisna tutarı 2021 yılında elde edilecek konut kira gelirlerinin lirası gelir vergisinden müstesna. 2020 yılı gelirleri için bu tutar lira idi. Bu tutarı geçmeyen konut kira gelirlerinin beyan edilmesi gerekmiyor. Kira gelirinin bu tutarı geçmesi halinde ise bu kısım gelir vergisinden istisna. İstisna tutarının üzerinde gelir elde edilmesine rağmen beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, istisnadan yararlanma hakkı ortadan kalkıyor. Taşınmaz alım satım kazançlarında istisna Gelir Vergisi Kanunu’na göre, satın alma tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılan taşınmaz satışından elde edilen kazançlar gelir vergisine tabi. 2021 yılında taşınmaz mal satışından elde edilen kazançların liralık kısmı gelir vergisinden istisna. Bu tutar 2020 yılında elde edilen kazançlar için lira idi. Bazı gelirler için beyan sınırları 2021 yılında elde edilen, vergi kesintisine tabi tutulmamış veya istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında beyan sınırı lira. Yurt içinde elde edilen alacak faizleri veya yurt dışında elde edilen faizler bu kapsamda. Gelirin beyan sınırını geçmesi halinde, geçen kısmın değil gelirin tamamının 2022 yılında verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekiyor. 2020 yılında elde edilmiş olan, vergi kesintisine tabi tutulmamış menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyan sınırı lira idi. Veraset ve intikal vergisi istisna tutarları Bağışlar ve miras kalan değerler nedeniyle hesaplanan veraset ve intikal vergisi matrahından indirilecek istisna tutarları 2021 yılı için aşağıdaki gibi. Asgari geçim indirimi tutarları Ücretliler için 2021 yılında uygulanacak asgari geçim indirimi tutarları şöyle Engellilik indirimi tutarları Çalışma gücünü belli ölçüde kaybeden ücretlilerle serbest meslek erbabı engellilik indiriminden yararlanabiliyor ve gelirlerinin bir kısmı bu çerçevede gelir vergisine tabi tutulmuyor. Ayrıca, bakmakla yükümlü olunan özürlü kişi varsa, ücretli ve serbest meslek erbabı, bu kişiler için de indirimden yararlanılabiliyor. 2021 yılında dikkate alınacak engellilik indirimi tutarları aşağıdaki gibi oldu • Çalışma gücünün %80’inin kaybedenler için lira. • Çalışma gücünün %60’ını kaybedeler için 860 lira. • Çalışma gücünün %80’inin kaybedenler için 380 lira. Vergiden müstesna harcırah tutarları Çalışanlara verilen gündeliklerin aynı aylık seviyesindeki Devlet memurlarına verilen gündelikler kadar olan veya Devletçe verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna. Devlet memurlarına verilen yurt içi gündelik tutarları Bütçe Kanunu’yla, yurt dışı gündelik tutarları ise Cumhurbaşkanı Kararıyla belirleniyor ve bu tutarlar özel sektörde çalışanlar için de vergiden müstesna harcırah tutarını belirliyor. 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun eki H-Cetveliyle belirlenen tutarlar çerçevesinde, personele yurt içi seyahatler nedeniyle ödenen harcırah gündeliğinin 73,50 liralık kısmı gelir vergisinden istisna. Yurt dışına yapılacak seyahatlerde personele ödenecek gündeliğin vergiden istisna edilecek kısmı son olarak tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlendi. Tutar gidilen ülkeye göre değişiyor. KKTC’ye yapılacak yolculuklar için ise tutar halen 175,20 lira. Bu tutarların kısa süre içinde çıkacak yeni bir Karar ile güncellenmesi beklenebilir. Kıdem tazminatı tavanı 2021 yılında uygulanacak olan kıdem tazminatı tavanı lira. Sosyal güvenlik primine esas kazançların alt ve üst sınırları Sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca, sosyal güvenlik primine esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise günlük kazanç alt sınırının 7,5 katıdır. 2021 yılında uygulanacak olan, sosyal güvenlik primi, işsizlik sigortası primi ve sosyal güvenlik destek primine esas kazançların alt sınırı aylık lira, üst sınırı ise liradır. Vakıflara vergi muafiyeti tanınmasında aranan asgari malvarlığı ve gelir tutarları Bakanlar Kurulunca vakıflara “vergiden muaf vakıf” statüsü verilebilmektedir. Bu statünün verildiği vakıflar, statünün verdiği ayrıcalıklı konum yanında, başta bunlara yapılan bağışların bağış yapanlarca belirli ölçüde matrahtan indirimi olmak üzere çeşitli vergi ayrıcalıklarına da kavuşmaktadırlar. Vakıfların vergiden muaf vakıf sayılabilmesinde, diğer koşulların yanında, talepte bulunan vakıfların belirli bir gelir getirici malvarlığına ve yıllık gelire sahip olmaları aranmaktadır. Asgari malvarlığı ve gelir tutarları yıllar itibariyle değişmektedir. 2021 yılında vergi muafiyeti talebinde bulunacak vakıfların vergi muafiyeti talebinde bulundukları tarihte en az; • lira gelir getirici mal varlığına ve • lira yıllık gelire kamu kaynaklı yardımlar ve bağışlar hariç sahip olmaları gerekir. Faaliyet süresi 6-12 ay olan vakıflar için bu tutarlar iki kat olarak aranıyor. Fatura düzenleme sınırı 2020 yılında lira olan fatura düzenleme sınırı 2021 yılı için lira olmuştur. Buna göre, 2021 yılında nihai tüketicilere yapılan liradan daha küçük tutarlı satışlar için, müşterinin de istememesi koşuluyla, fatura düzenleme zorunluluğu yoktur. Bu satışlar için perakende satış fişi düzenlenmesi mümkündür. Doğrudan gider yazma sınırı Satın alınan demirbaşlar için, doğrudan gider yazma sınırı, 2021 yılı için liradır. Buna göre, 2021 yılında satın alınan demirbaşlardan bedeli bu tutarı aşmayanlar doğrudan gider kaydedilebilir.
basit usul kira haddi brüt mü net mi